Baldızımla Bodrumda Hem Eğlendik Hem Sikiştik

Yazın tatil için Antalya’ya Dayımın yanına gitmiştik. Kadroda Yengem, Yengemin küçük kızı, Anneannem, ortanca Dayım ve ben vardık. Ben Yengemi eskiden beri çok beğenirdim. Onların evine gizlice girip çamaşır dolabından yengemin sütyenlerini ve külotlarını koklayıp yengemi hayal ederek 31 çekerdim. Antalya’daki sitemizde havuz olduğundan, her gün girip eğlenirdik. Tabi yengemin bikinili halini de sürekli gözetlerdim, akşam evde banyoda direk yengemi düşleyip 31 çekiyordum.
Bir gün Anneannem rahatsızlandı. Dayım onu hastaneye götürürken küçük kuzenimde onlara eşlik etti. Eve bakmak için yengemle ben kalmıştık. Tabi Anneannemin rahatsızlığından dolayı havuzdan falan çıkmıştık. Yengem eve gidip duş alacaktı haliyle. Benim de aklıma cince bir fikir geldi. Kendi kendime neden Yengem duş alırken Yengemı kapı deliğinden gözetlemiyorum dedim. Tabi yakalanma korkusu da vardı, ama yinede bir şansımı deneyim dedim. Ve düşündüğüm gibi yengem duşa girdi. Suyun sesini duyduğum anda banyo kapısına yöneldim. Ve kapının anahtar deliğinden bakınca o muhteşem manzara ile karşılaştım. Daha önce göğsünün ucunu gördüğüm yengemin vücudunu sere serpe bir halde görebiliyordum. Bu arada benim ufaklık ta ayaklandı, başladım elimle oynamaya. Bir yandan gizlice yengemi izliyorum, biryandan da sikimle oynuyordum. Gözlerim kapanıp açılıyor, banyoya girip yengeme dokunmak istiyordum, ama korktuğum için yapamıyordum…
Yapacak birşey yoktu, elime bir peçete alıp peçeteye boşaldım ve içeri salona gittim. Az sonra yengemin sesini duydum, “Yatakodasından bana havlumu getirirmisin?” dedi. Ben de içimden (Offf! Havlun ben olayım yenge, bana sarıl!) falan dedim; tabi sadece içimden 🙂 “Tamam yenge getiriyorum!” dedim ve yatakodasındaki yatağın üstünden havluyu alıp banyonun kapısına götürdüm. Tabi yolda benimki yine ayaklanmıştı. Yengeme, “Havluyu bırakayım mı kapının önüne yenge?” dedim. Yengem de “Tamam bırak, sağol.” dedi. Ben bir kez daha yengemi çıplak görebilmek için hemen kapıya yakın biyerde beklemeye koyuldum. Elimi ara sıra aletime götürüyor ve ufaktan oynuyordum gene. Yengem havluyu almak için kapının önüne eğildi, çırılçıplaktı. Yengem havluyu aldı ve sağa sola bakarken beni gördü. Hemen bana “Sen napıyorsun bakıyım orda?” dedi.
Ben kıpkırmızı olmuştum. “Eee.. şey yenge…” falan diye kem-küm ettim. Yengem, “Gel bakayım buraya!” dedi. Ben yüzümdeki o mahcubiyetle yengemin karşısına dikildim. “Banyodayken kapının deliğinden beni gözetledin dimi?” dedi. Ben, “Yok yenge yapmadım!” dediysemde yengem inanmadı, “Yalan söyleme bana! Söz kızmayacam, doğru söyle!” dedi. “Evet yenge yaa, dayanamadım baktım.” dedim. Yengem, “Hadi buseferlik olsun bakalım, nede olsa gelişmekte olan genç bir erkeksin.” dedi. Ben derinden bir, “Ohhhh!” çektim. Yengem bu arada mayomun önüne, kalkmış sikime bakıyordu. Yengem, kendisinden hiç beklemediğim birşey yaptı, havluyu açarak, bana ıslak vücudunu gösterdi. Göğüslerini bana uzatarak, “Dokunmak ister misin?” diye sordu. Ben şok olmuştum, “Yenge… şey…” falan diye zırvaladım yine. Yengem beni kendine çekti ve boynuma sarıldı. Yengemin henüz ıslak olan vücudu benim vücuduma değiyordu…
Fazlasıyla tahrik olmuştum. Bu işi bitirmeliyim dedim ve başladım yengemin göğüslerini ellemeye, öpmeye. Yengem de saçlarımı okşuyor, vücudunu benim vucuduma yapıştırmış, ileri geri hareket ettiriyordu. Daha fazla dayanamadım ve yengemi arkası bana gelecek şekilde döndürdüm ve klozetin üstüne domalttım. Hemen mayomu indirdim, yengemin arkasına geçip, sikimi yengemin amına hizaladım ve soktum ıslak amına. Ve başladım yengemi sikmeye. Ben hızlandıkça, yengem “Aahh! Ohhh! Çok iyi sikiyorsun aşkım, devam et!” diye inliyordu. Yengem daha hızlı sok, daha hızlı sik falan dedikçe, ben de daha hızlı gidip geliyordum içinde. Yengem orgazm olmuştu ve amı sular içindeydi. Yengemi biraz öyle siktikten sonra, “Yenge ben dayanamıyorum, gelecem galiba.” dedim…
Yengem aniden doğruldu, döndü, önüme diz çökerek, “Tamam aşkım, ağzıma boşal!” dedi. Ve kendi elleriyle sikime 31 çektirerek ağzına aldı. Çok geçmeden yengemin ağzına boşaldım. Yengem bütün döllerimi ve sikimi, taşağımı yaladı, temizledi. Yengemin çok mutlu olduğu her halinden belli oluyordu. Yengeme, “Nasıl güzel miydi?” diye sorduğumda, yengem, “Uzun süredir böyle sikilmemiştim, taze yarrağın ilaç gibi geldi aşkım!” dedi. Daha sonra yengemle birlikte duş aldık, yengem beni, ben de yengemi sabunladım yıkadım. Yengemin arkasını sabunlarken, yengemin götünü parmaklıyordum. Yengem götünün parmaklanmasından acaip zevk alıyordu, inlemeye başladı. Benim sikim yeniden kazık gibi oldu. Yengem sikimi eline aldı ve “Senin yaramaz daha doymamış!” diyerek sabunlu sabunlu sikimi okşamaya başladı…
Ben de bu arada halen yengemin götünü parmaklıyordum. Kendi kendime düşünüyordum (Acaba yengem götten de verir mi?) diye. Sonra (Ağlamayan çocuğa meme vermezler!) diye düşündüm ve “Yenge bir kere de götten sikebilirmiyim?” diye sordum. Yengem yine hiç ummadığım bir cevap verdi, “Sikebilirsin aşkım!” dedi ve arkasını dönerek eğildi. Sikimin başını kendi eliyle götünün deliğine soktu ve “Yavaş yavaş sok aşkım!” dedi. Yengemin belinden iki elimle kavrayarak, hafif hafif sikimi götüne sokmaya başladım. Sabunlu sabunlu öyle bir rahat girdi ki, hemen yengemin götünde ileri geri yaparak hızlandım. Yengem de, ben de, acaip inliyorduk. Yengemin götünü kaç dakika siktim bilmiyorum ama, herhalde rahat 20 dakika siktim. Yengem hızlanmamdan boşalacağımı anladı galiba ve “Götüme boşal aşkım!” dedi. Son bir iki kez daha abandım ve titreye titreye yengemin götüne boşaldım. Bir süre öylece yengeme arkadan sarıldım kaldım. Sikim kendiliğinden küçülüp yengemin götünden çıkınca, yengem tekrar döndü ve sikimi tekrar yalayarak döllerimi temizledi…
O gün bizimkiler hastaneden gelene kadar 2 defa daha siktim yengemi, 1 defa amından, 1 defa da götünden. Annaannem hastanede 2 hafta daha yatmak zorunda kaldı, bu süre içerisinde bizimkiler hergün topyekün hastane ziyaretine gidince, ben hep yengemle evde kaldım ve bu fırsatı yengemle değerlendirdim. 2 hafta boyunca sanki yengemle yeni evli karı koca gibi, sanki balayı yapar gibi sikiştik. Tatil bittikten sonra da artık ne zaman canım istese gidip yengemi sikiyordum…

Read more

Messengerden Tanıştık Çıtır Efsunu Siktim

Bir gün Messenger de  bayan arkadaş ararken biri ile tanıştım, ilk önce bayan olduğundan tereddüt ettim, çünkü sanal ortamda bilemiyorsun bayan olup olmadığını.
Bana bayan olduğunu kanıtlamak için benden telefon numaramı vermemi istedi, ben de verdim. 10 saniye sonra telefonum çaldı, ama numara gizli idi ve ben açmadım. Chatta, bana neden telefonunu açmadığımı sordu. Ben de, “Prensip meselesi, gizli numaraları açmam.” dedim. O da, “Sen bilirsin o zaman. O zaman inanmak zorundasın!” diye çıkıştı bana, ama ben ısrarcı davrandım, “Sen ver telefon numaranı, ben seni arayayım.” dedim, kabul etmedi.
Bu arada Chatta sohbet iyice koyulaştı. Ne düşündü ise bilmiyorum, ama tekrar aradı. Bu sefer numara görünüyordu, ben de tereddüt etmeden açtım. Bana ilk sözü, “Simdi inandın mı bayan olduğuma?” dedi. “Evet” dedim, telefonu kapattı.
Ben o ara izinli olduğumdan Ankara dışında idim ve bu izinim çok uzun süreli idi. Beni çok merak ettiğini her defasında söyleyip durdu. Daha sonra işlerim için tekrar Ankara’ya gittiğimde kendisini aradım. Ankara’da olduğumu öğrenince, “Nerdesin?” dedi, ben de Kızılay’da olduğumu söyledim. “Yerini tam söyle, seni almaya geliyorum.” dedi. Yerimi tarif ettikten 5 dakika sonra telefonum çaldı, “Ben Kızılay’a geldim, nerdesin şimdi?” dedi. “Sakarya caddesindeyim.” dedim. “Hosta’nın önünde buluşuyoruz ozaman…” dedi ve kapattı.
Chattan papatyaları çok sevdiğini bildiğim için, Hosta’nın önüne gittiğimde, bir demet papatya aldım, süpriz olsun diye. Geldiğinde beni papatyalardan tanıdı, “Kemal senmisin? Ben Berna.” dedi. Ben de, “Evet” dedim, tokalaştık ve “Bir şeyler içelim…” dedi, bir cafe’ye gittik. Kendine bir bira söyledi, bana da aynısını istedi. Biralarımızı içtikten ve muhabbetten sonra, işe geç kaldığını, ama akşama tekrar buluşabileceğimizi söyledi.
Anne ve babası ile beraber yaşadığını ve bekar olduğunu biliyordum. Akşam iş çıkışı tekrar beni aradı ve buluştuk. Kış mevsimi olduğu için hava erken kararmıştı. Birlikte evlerine gittik. Annesi ve babası hemen yatmaya çıktılar, biz de beraber yemek yedik, sonra viski içmeye başladık. Bir ara yanıma iyice sokulduğunu farkettim. Elleri rahat durmuyordu, dudaklarımda ve saçlarımda geziniyordu. Benden olumsuz tepki almayınca iyice cesaretlendi…
Bu arada benim yarak ta iyiden iyiye havalanmıştı, bu başladı benim yarakla oynamaya. Ben de cesaretimi toplayarak aynı şekilde karşılık vermeye başladım. Bu birden kalktı ve lambayı söndürdü, gece lambasını yaktı ve soyunmaya başladı. Az sonra üzerinde hiç bir şey kalmadı. Yanıma geldi ve beni de soymaya başladı…
Yatak odasına geçtik. Bu önce dizlerinin üzerine çömeldi ve yarağımı yalamaya başladı. Ama öyle yalıyordu ki, sanki sikimi kökünden koparacak gibiydi ve sanki yıllardır yarağa hasretmiş gibi idi. Bir müddet böyle devam ettik, daha sonra ona “69 pozisyonuna geçelim mi?” dedim. “Ne duruyorsun?” dedi, hemen 69 pozisyonuna geçtik…
Dilimle amının kenarlarına ufak ufak öpücükler konduruyordum. Bu kıvranmaya, ufak ufak çığlıklar atmaya başladı. Bir ara öyle bağırmaya başladı ki, korkmadım dersem yalan olur. “Biraz sessiz ol, annen ve baban uyanacak…” dedim. “Onlar kolay kolay uyanmazlar, sen devam et!” dedi.
Biraz sonra bende gerilim iyice artmaya başladı, nerdeyse boşalıveriyordum, geriye çekildim. “Ne oldu, neden geri çekildin?” dedi, ben de “Az kalsın boşalıyordum, ondan çekildim.” deyince, sirt üstü yattı ve bacaklarını ayırdı, “Hadi, şimdi tam sırasi, gir bana!” dedi. Hemen sikimi amının kenarlarına sürtmeye başladım. Birden sikimi tuttu ve amının ortasına yaklaştırıp beni öyle bir kendine çekti ki, az kalsın belim kopacak sandım.
Ben başladım gidip gelmeye, zevkten deli oluyordu. Az sonra boşalmaya başladığımı hissettim ve hızlandım. O da çığlıkları hızlandırdı ve beraber boşaldık. Bana, ilk defa böyle bir orgazm yaşadığını söyledi. Birer tane sigara yaktık, öylece sigaralarımızı içtik. Sonra ben, banyoya geçmem gerektiğini, banyonun neresi olduğunu sordum, benimle beraber banyoya geldi.
Banyoda tekrar sakso çekmeye başladı. Azmıştı sanki, ya da fırsat bu diyerek tekrar sikimi emmeye başladı. Sonra ayağa kalktı ve birden domaldı, sikimi tutup amına yerleştirdi ve bana, “Sen hiç bir şey yapma!” dedi. Kendi gidip gelmeye başladı, öyle zevk alıyordu ve bağırıyordu ki, zevkin her dakikasını yaşamak istiyordu…
Biraz sonra orgazm oldu ve boşaldı, yavaşladı. Bana “Sen daha boşalmadın mı?” dedi, ben de “Hayir.” deyince, benimkini ağzına aldı ve 2 dakika sonra ben de boşaldım. Sonra birlikte duş aldık ve yattık.
En son annesini ve babasını memleketine yolladığında, hemen hemen her gün beraberdik ve bana her gün, “Sana sikilmekten mutluluk duyuyorum…” diyordu. Bu böyle devam edip gidiyor, devamlı buluşuyoruz ve sikişiyoruz…
Bernayı ve doktor arkadaşı Handanı birlikte siktim!
Yine anne ve babasının memlekette olduğu birgün Berna bana telefon açıp beni evine davet etmişti, hemen kabul ettim ve bir taksiye binerek evine gittim. Bana kapıyı açtığında çok seksi bir giyim tarzı vardı. Hemen içeri geçtim ve koltuğa oturdum. Bana, içecek bir şey alıp almayacağımı sordu. Ben de, “Viski varsa alayım lütfen.” dedim. Hemen viskiyi getirdi ve yanıma oturdu, beraber viskilerimizi yudumladık.
Bu arada Berna’nın telefonu çaldı. Berna telefonu açtı ve konuştu. Arayan Berna’nın bir bayan arkadaşı imiş, çocuklarının babalarına yatılı kalmaya gittiklerini, kendisinin evde yalnız kaldığını ve Berna’yı ziyaret etmek istediğini, kendisinin müsait olup olmadığını soruyordu. Berna da bana, “Kız arkadaşım bana gelmek istiyor, senin için bir sakıncası var mı?” diye sordu.
Ben de, “Benim açımdan hiç bir sakıncası yok, tabi ki gelsin.” dedim. Ama aklıma da şeytanca fikirler geldi ve kendi kendime hafifçe tebessüm ettim. Berna bana bakıp, “Neden güldün?” dedi. Ben de, “Bir şey yok, öylesine güldüm işte…” deyince, Berna, “Seni hınzır seni…” dedi. Ne düşündüğümü anlamıştı, “Boşuna heveslenme, olmaz öyle bir şey.” dedi. Ben de ses çıkarmadım.
Evet ikisiyle beraber sevişmeyi hayal ediyordum, Berna aklımdan geçenleri anlamıştı. Neyse konunun üzerinde fazla durmadım. Az sonra kapının zili çaldı, gelen arkadaşı idi. O da ne! Gelen afet mi afet, dünyalar güzeli bir bayandı. Beni tanıştırdı, ismi Handan. Psikolog doktormuş ve eşinden boşanmış, 2 çocuğu varmış, ama sanki 18 yaşında, el değmemiş bir kız gibi görünüyordu…
Derken Handan da bize katıldı bir duble viski aldı, bizim içkiler tazelendi. Fakat aradan 10-15 dakika geçmeden Handan, “Bana müsade, ben kalkayım, sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim.” dedi. Ben de, “Estağfurullah efendim, ne rahatsızlığı, hiç sakıncası yok, aksine seviniriz, oturun lütfen.” dedim.
Berna kıs kıs gülüyordu, sanırım şeytanca düşünme faslı onda idi. Handan hanım ısrarım karşısında kaldı, beraber içkilerimizi yudumluyorduk. Benim alet iyice kudurmaya başladı. Berna’nın gözü sürekli benim aletteydi, ama Handan da boş durmuyordu, o da gözünü pantolonumun önüne dikmiş öylece bakıyordu.
Handan’ın üzerinde kısacık bir mini etek vardı, bacaklarını iyice aralamıştı ve külotu görünüyordu. Bu arada Berna dili ile dudaklarını ıslatıyordu. Handan da Berna’nın yaptığını yapmaya başladı. Berna, “Hey millet, bugün bir DVD Film kiraladım, izleyelim mi?” diye sordu ortaya. Biz de, “Tamam, izleyelim.” dedik.
Berna elindeki kadehi masaya bırakarak kalktı, DVD oynatıcısına filmi koydu. Filmin ilerleyen dakikalarında erotik sahneler vardı. Ben filme odaklanmışım gibi seyrediyordum, ama aynı zamanda da çaktırmadan yan gözle Handan’a bakıyordum. Handan belli belirsiz bir şekilde bacak aralarını okşuyordu.
Berna filmin etkisi ile ağır ağır üzerindekileri çıkarmaya başladı. Sonra birden kalktı, Handan hanımın yanına gitti ve öpüşmeye başladılar. Birkaç dakika öpüştükten sonra Handan hanım birden ayağa kalktı ve müsade istedi, gitmek istiyordu…
Berna bana baktı. Ben de (Bir anlam veremedim ama, naapim gitmek isterse gitsin!) der gibi omuzlarımı salladım. Berna Handan’ı yolcu etmek için kapıya kadar beraberce gittiler. 1-2 dakika sonra Berna geri geldi…
Bana, “Boşver, takma kafana…” dedi ve benimle öpüşmeye, ardından da sevişmeye başladı. Bir müddet seviştikten sonra Berna uykusunun geldiğini ve yarın çok önemli bir toplantısının olduğunu, istersem kalabileceğimi, ama gitmemin daha doğru olacağını söyledi.
Açıkcası çok bozuldum. Hemen kalktım ve giyinmeye başladım. Tuhaf olmuştum, Berna da beni süzüyordu. Giyindim ve bir daha kendisi ile beraber olmayacağımı söyleyerek kapıya doğru yöneldim ve çıktım gittim.
Öfkeli bir şekilde merdivenlerden inerken, bir kat alttaki dairenin kapısı açıldı. Aaa, o da ne? Kapıyı açan Handan hanım dı. Bana bakıp gülerek, “Ne oldu, şutlandın mı canım?” dedi. Ben daha şaşkınlığımı üzerimden atamadan, kolumdan tuttuğu gibi beni kapıdan içeri çekiverdi.
Acaip şaşırmakla birlikte, açıkcası müthiş bir şekilde sevindim de. Beraber içeri salona geçtik. Handan’ın üzerinde şeffaf bir gecelik, altında da kırmızı bir külot vardı. Bana bir şey içip içmeyeceğimi sordu. “Hayır.” dedim. O anda tek düşüncem Handan’la sikişmek’ti…
O da bunu anlamış olacak ki, birden üzerimdekileri çıkarmaya başladı. Üzerimde sadece bir slip kalmıştı. Hemen yatak odasına doğru çekti beni. Yatak odasında kırmızı ve loş bir ışık veren küçük bir gece lambası yanıyordu.
Handan beni yatağına otutturdu ve külotumu çıkardı. Benim yarağı görünce, “Oooo, bu ne ya? Berna ağzının tadını biliyormuş doğrusu, anlattığı kadar varmış.” dedi. Demek ki Berna benimle yaşadıklarını Handan’a detaylarına kadar anlatmış…
Handan hemen yarağıma yapıştı ve yalamaya başladı. O kadar güzel yalıyordu ki sanki yarağımı hiç bırakmak istemiyordu. Sonra ayağa kalktı ve beni sırt üstü yatırdı. Kendisi üzerime çıktı ve 69 pozisyonuna geçtik. O benim sikimi yalarken, ben de onun amını keşfediyordum. Kendimden geçmiştim, bu kadar güzel bir am ilk defa görüyordum.
Handan’ın amını ufak ufak yalamaya başladım, inliyordu. Dilimi amının içlerine kadar sokmaya başlayınca çığlıklar atmaya başladı. Ben büyük bir zevk ve konsentrasyonla Handan’ın amının dudaklarını emerken, Handan’ın yarağımı yalamayı bırakıp, “Hadi gel canım.” demesiyle duraksadım bir an.
Yatak odasının kapısından içeri, elinde Handan’ın dairesinin anahtarını sallayarak Berna girdi. Berna’nın üzerinde uzun bir manto vardı. Mantosunu omuzlarından aşağı düşürünce çırıl çıplak vücudu ortaya çıktı. Yanımıza geldi, önce Handan’ı dudaklarından uzunca öptükten sonra beni öptü ve bana, “Umarım bu oyunumuza kızmadın.” dedi.
“Hiç sana kızarmıyım bir tanem?” dedim ve üçlü seks yapmaya başladık. Sabaha kadar değişik pozisyonlarda sikiştik, ikisinin de yorgunluktan ayağa kalkacak halleri kalmamıştı. Sonra üçümüz birbirimize sarılarak uyuduk.
Sabah kalkıp banyoya gittim. Ben duşun altındayken Berna geldi ve bir kez de duşun altında siktim onu. Tam çıkarken Handan geldi, “Berna’ya extradan var da, bana yok mu sevgilim?” dedi ve başladı sikimi yalamaya. Handan’ı da siktikten sonra banyodan çıktık. Hep beraber kahvaltı yaptık ve pazar günü piknik yapmak için anlaştık. Kahvaltıdan sonra Handan evde kaldı, Berna beni arabası ile Kızılay’a bıraktıktan sonra kendisi de evine döndü…

Read more

Çıtır Yeni Gelini Gerdeğe Girmeden Önce Ben Çaktım

Selam arkadaşlar! Fırsat buldukça Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesini gezer hikayeleri okurum. Benim de yakın bir zamanda yaşadığım bir hikayem var… 17 yıllık evliliği olan biriyim. Geçen yıl yan komşumuz, yeni evlenecek bir çifte evini kiraya vermişti. Ancak acilen memlekete gitmesi gerektiği için, anahtarı bize bırakıp, “Evi yeni evlenecek bir çifte kiraladım. Adam evi gördü ama karısı da görmeye gelecek. Bir zahmet geldikleri zaman evi göster…” diye ricada bulunmuştu. Ben de kırmadım anahtarı alıp karıma verdim.
Cumartesi günü idi balkonda oturuyordum. Kiralanacak evin önüne bir araba geldi. Arabadan genç bir bayan indi ki, sanırsınız Tanrı onu yaratmak için tüm zamanını harcamış! Bir kadın bu kadar mı güzel ve alımlı olur! Bir anda çarpıldım. Sülün gibi, boy pos onda, endam onda, güzellik derseniz onda! Rahat bir elbise giymiş olmasına rağmen tüm vücut hatları belli oluyordu. Derken şöför koltuğundan bir adam indi. Sallapati, kılıksız bir adam. Meğerse damat adayı o imiş. Bir adama baktım, bir de gelin adayına baktım, (Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir dünya? Adam gelin adayına hiç yakışmıyor, çirkin, kılıksız, kaba saba bir adam. Nasıl olur da böylesine güzel bir kadın, böyle bir Hanzo ile evlenir?) diye düşünmeye başlamıştım ki, seslenmeleri ile kendime geldim.
Gelin adayı bana sesleniyordu, kadife gibi bir sesi vardı, “Afedersiniz bu evi kiralamıştık, ama sanırım ev sahibi evde yok. Yardımcı olurmusunuz?” dedi. Erkek duruyor yanındaki bayan benimle konuşuyordu. Ben de “Anahtarı bize bıraktı. Sanırım yeni evlenecek çift sizsiniz?” dedim. Onaylarcasına başını salladı. Anahtarı aldım ve aşağı indim, kiralanacak evin kapısını açmak için yanlarına gittim. Müthiş bir parfüm kokusu. Yakından bakınca pürüzsüz bir cilt. Harika bir çift yemyeşil göz. Dolgun etli dudaklar. Tabiri caiz ise, bir içim su! Kapıyı açtım, evi gezmeye başladılar. Ben bu arada kaçamak gözlerle onu süzüyordum. Kendisini süzdüğümün farkına vardı ve “Ev küçük gelir, ama iyi bir komşumuz olacağı kesin. Küçük gelmesine rağmen tutacağız.” dedi. Ben de “Hayırlı olsun. Buyrun bir kahvemizi için.” diyerek yukarı davet ettim. Benim hatuna seslendim, birer kahve yaptı.
Kahvelerimizi içerken de, “Düğün ne zaman olacak?” diye sordum. Gelin adayı isteksiz isteksiz “Yakında olacak… Aslında hiç olmasa daha iyi, ama bir defa evet dedik, geri dönüşü yok. Mecburen olacak artık…” dedi. Ama bunu söylerken de adama sert sert baktı. Adam tam bir öküz! Ne konuşuyor ne karşısındakine bakıyor, hep susuyor. Kahveleri içtik, tuvaleti sordu. Benim hatun gösterdi, tuvalete girdi çıktı. Müsade istediler ve gittiler…
Ertesi günü gelin adayı (Hatice) tekrar geldi. Benim hatun pazara gitmişti, içeri buyur ettim, gelme nedenini sordum. Eve bir kez daha bakmak istediğini söyledi. Ben de anahtarı alıp tekrar kapıyı açtım ve evi gezdirdim. Kendisine evi gezdidirken, neden gönülsüz bir şekilde evlilik yapmak istediğini sordum. O da, aslında başka birini sevdiğini, ama ailesinin vermek istemediğini, bu adamla da aile zoru ile evlenmek zorunda kaldığını ve bu adamın karısından ayrıldığını ve 3 çocuğu olduğunu, zorla verdiklerini falan anlattı.
Biraz kendisini teselli edici sözler söyledim, yakınlık gösterdim. Gözlerinin içi parlamıştı. Zamanı varsa birlikte oturup konuşabileceğimizi söyledim. O da, zamanının bol olduğunu, çünkü nikahlarının kıyıldığını, artık o adamın nikahlı karısı olduğunu, ailesinin birşey demediğini söyledi. Ben de kendisine, “Seni buradan alırsam dikkat çeker, istersen caddede bekle, arabayla gelir seni alırım.” dedim, kabul etti ve ağır ağır caddeye doğru yürüdü. Ben de hemen eve çıkıp üzerimi değiştim ve arabaya binip caddeye çıktım. Hatice yavaş yavaş yürüyordu, arabaya aldım kendisini, baraj gölünün kenarına götürdüm. Yol boyunca hiç konuşmadık, ıssız bir yere gelince arabayı park ettim.
Sağdan soldan konuşmaya başladık. Yavaş yavaş elimi eteğinin altına doğru, bacaklarında gezdirmeye başladım. Hatice önceleri biraz çekinir gibi oldu, ama sonrasında sesini çıkarmayınca, ben daha da ileri gittim. Elimi amına doğru götürdüm, parmaklarım artık amını örten külodunun üzerinde geziyordu. Elimi yavaş yavaş külodunun altına, amına doğru sokmaya başladım. Amının etrafında parmaklarımı gezdirmeye başladım. Amı yanmaya, suyu akmaya, Hatice de inlemeye başlamıştı. Dudaklarına doğru uzandım, alev alevdi dudakları. Dudaklarımız kenetlenmişti, artık dönüşü yoktu! Yavaş yavaş dilimi ağzının içinde dans ettiriyordum, yanıyordu. Dillerimiz, tıpkı dişi kobra ile erkek kobra yılanının dansları gibi, birbirleriyle dans ediyordu.
Elimi elbisesinin altına sokup, göğüslerine doğru uzanmaya başladım. Dudaklarını kurtarıp, “Arka koltuğa geçelim!” dedi ve geçtik. Sol yanımda oturuyordu. Tekrar başladık öpüşmeye. Bir yandan öpüşüyoruz, bir yandan da birbirimizin elbiselerini çıkarıyorduk. Ben bir külotla, Hatice ise sütyen ve külotla kalmıştı. Elini külotumun üzerinden sikime attı. Yavaş yavaş okşuyordu ve “Hayatımda ilk kez bir erkekle bu kadar yakınım ve ilk kez bir erkek siki göreceğim!” dedi. Benim ufaklık 20 cm uzunluğunda ve bir çay bardağından kalın. Elini külotumun içine sokup sikimi avuçlamaya basladı. Ben de sütyenini kopçalarından kurtarıp göğüslerini ortaya çıkardım. Dipdiri göğüsler, uçları fındık iriliğine ulaşmıştı, etrafı pespembe idi. O kadar güzel bir görünümleri vardı ki, ikizlerin başlarına hafif hafif ısırıklar atıyor, dilimle ıslak ıslak yalıyor, mıncıklıyor, avuçluyordum. Hatice’nin iniltileri artık doruğa çıkmıştı…
Boynunu, göğüslerini ve göbek deligini yalayarak, amına doğru indim. Bacaklarını araladım, koltuğa sırt üstü yatırıp, kafamı bacaklarının arasına gömdüm. Amının etrafında dilimi gezdiriyor, bızır’ına hafif ısırıklar atıyor, dudaklarımla da amının dudaklarını ısırıyordum. Hatice ise başımı bastırıp, dilimi amının içine sokmamı istiyordu. Dilimi artık amının içine sokup çıkartmaya başlamıştım, bir yandan da orta parmağımla o hiç ellenmemiş göt deliğini zorluyordum. Dilim amının içindeyken, orta parmağımı da tırnak boğumuna kadar götünün içine sokmuştum. “Beni sikecekse adam gibi bir adam siksin! Beni sen sik, parçala ama o öküz beni bozmasın! Sen boz bekaretimi, amımı parçala, bu am sana feda olsun!” diyor, başını sağa sola çeviriyor, elini ısırıyor, “Sikini sok artık, dayanamıyorum!” diyordu. Yukarı doğru çıkmaya başladım dudaklarımız tekrar kenetlenmişti.
Bir anda elini sikime götürüp, sikimi gövdesinden kavradığı gibi amına sürtmeye başladı. Acele etmemesini söyledim, “Yalamak istermisin?” dedim. “Daha önce hiç yalamadım ki!” dedi. “Dondurma yediğini düşün, tıpkı dondurma yalar gibi yalayacaksın.” dedim. Hatice ürkek ürkek doğruldu, ben koltuğa oturdum, o kucağıma dogru uzandı ve sikime baktı, “Bu ağzıma sığmaz.” dedi. “Sığdırmak istersen sığdırabilirsin.” dedim. Dilini yavaş yavaş sikimin başında gezdirmeye başladı. Dili yanıyordu, dilinin sıcaklığını sikimin başında hissetmiştim. Artık yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Sikim yarısına kadar ağzındaydı ve sikimin küçük diline değdiğini hissetmeye başladım. Boşalmam an meselesiydi! “Ağzına boşalabilirim, istermisin?” dedim. Sikim ağzındayken kafasını ‘Evet’ derscesine salladığı anda, bir volkan gibi ağzına patlamıştım. Görmeliydiniz, öyle bir emişi vardı ki, vantuz gibi emiyordu. Son damlasına kadar yuttu, sikimi yalayarak temizledi.
Gözlerini gözlerime dikti gülümsedi, “Sikinin çok güzel bir tadı varmış, artık vazgeçmem!” dedi ve tekrar yalamaya başladı. Sikim yine kazık gibi olmuştu. Artık amının içine girmek istediğimi, dayanamadığımı söylediğimde, “Durduğun hata! Sok! Ne olursa olsun, bu amı sen boz! Sen parçala! Yeterki beni sen sik!” dedi. Yavaş yavaş amına doğru yüklenmeye başladım. Amının suları koltuğa akmış, bacaklarından aşağı süzülmüş, göt deliğine doğru akıyordu. Yavaş yavaş başını soktum. Biraz yüklenince bir çığlık attı ve “Ne olur sokma! Canım yandı!” dedi. Kendisini serbest bırakmasını söyledim. “Canım yanıyor, ne olur ileri gitme!” dedi. Ama dinleyen kim, bir anda yüklendim, yarısından fazlasını sokmuştum. Sikimi geri çektiğimde kıpkırmızı kan olmuştu. Bekareti gitmişti! Tekrar kökledim. Bana öyle bir sarılıp, sırtıma tırnaklarını geçirerek, “Erkeğim! Artık kocam sensin. Bu amı hep sen sikeceksin. Gerdek gecemde de sen olacaksın, gerdeğimi de senle yaşayacağım. Sok! Köküne kadar sok!” diye arabanın içinde inlemeye başlamıştı.
Artık rahat rahat içine girip çıkıyordum, ikinciye boşalmam 15 dakika kadar sürmüştü, ama değmişti. Ben bir kez orgazm olup içine boşaldım, ama o sayısız kez orgazm olmuştu. Her orgazm oluşunda sarsıla sarsıla boşalıyordu. Sevişmenin verdiği heyecanla, gögüslerini ve göbeğinin etrafını morartmisim. Bundan dolayı tedirgin olmuştu, çünkü 4 gün sonra düğünü olacaktı. O gün arabanın içinde 3 saat seviştik ve onu 2 kez amından, 1 kez de ağzından sikmiştim. Artık ne o, ne de ben, birbirimizden ayrılacak halde değildik. Hatice’ye, isterse ev açabileceğimi söyledim. Kocasından ayrılması gerektiğini, ama bunun hemen olmayacağını, ama artık o adamın koynuna girmeyeceğini, ona karılık yapmayacağını, kendisinden uzaklaştıracağını, belki o zaman olabileceğini söyledi. Vay be… Olaya Bak! Bir kez ev görmeye geldi çarpıldım, ikinci gelişinde ise altıma almıştım! Gerçi o bunu, kocası olacak adama inat uğruna yapmıştı, ama o inatla başladığı ilişkiden memnun kalmış ve bana ‘Gerdek gecesi’ sözünü vererek ayrılmıştı benden. Ama nasıl olacaktı, gerdek gecesi beni nasıl koynuna alacaktı?
Kendi eliyle düğün davetiyesini getirmişti iki gün sonra. Yine benim hatun evde yoktu, içeri girdi, gözlerinin içi gülüyordu. Kapıyı kapattım ve hemen Hatice’yi duvara yaslayıp dudaklarına yapıştım. Karşı koymaya çalıştı ama bir kere ok yaydan çıkmıştı. Eteğini yukarı doğru sıyırdığımda, “Ne olur yapma. Bırak gideyim. Sana söz veriyorum gerdek gecemde yine senin olacağım, ama bugün yapma!” diye yalvarmaya başladı. “Peki, 2 gün sonra düğünün olacak, o zaman gerdekte nasıl beraber olacağız?” dedim. “Gerdeğimiz düğün günü olmayacak, düğünden sonra olacak, çünkü düğünden sonra ben babamın evinde kalacağım, 3 gün sonra buraya geleceğim.” deyince, ben de, “Seni sikmeden bırakmam Hatice. O günden beri aklımdan hiç çıkmıyorsun! Bu gün seni sikecem!” dedim.
“Ama kesinlikle amıma girme, adetim başladı! Ağzıma alayım, arkadan vereyim, ama amıma girme!” dedi. “Tamam.” dedim, duvara yönünü çevirdim, ellerini duvara dayadım. Hiç sevişme falan yapmadan, kazık gibi olmuş sikimi göt deliğine dayadım! “Ne olur krem falan sür, bir şeyler yap, canım yanıyor!” diyor başka bir şey demiyordu. “Hayır, seni böyle sikeceğim!” dedim. Sikimin başını biraz tükürükledim. Parmaklarımı da tükrüküleyip göt deliğine doğru sürdüm. Zorlaya zorlaya başını soktum. Elimle de ağzını kapattım ki kimse çığlığını duymasın diye. Ve öyle bir yüklendim ki, yarısından fazlasını soktum götüne. Hatice bir anda yere yığılacak gibi oldu, sesi kesildi. Duyduğu acıdan dolayı kendinden geçmisti. Ellerimle kasıklarından tutarak kendime doğru çektim, sesi çıkmıyordu. Koltuğa doğru, sikim götünde, sürükleyerek götürdüm ve koltuğun kenarına başı gelecek şekilde bıraktım. Sikimi çektiğimde, sikim kan içindeydi. Götü kanıyordu…
Hemen banyoya girdim, sikimi yıkadım geldim. Hatice’nin götünden epeyce kan akmıştı. Kanayan yeri sildim, koltuğa uzattım. Göt deliğine epey bir parça pamuğu parmaklarımla soktum. Biraz sonra kendine gelmeye başlamıştı. Sesi çıkmıyor ve kızgın kızgın bana bakıyordu. Sadece, “Bunu yapmamalıydın. Sana güvenmiş bekaretimi vermiştim, oysa sen beni mahvettin!” dedi. Gitmek için ayağa kalktı, ama yürüyemiyordu. Biraz daha oturdu ve dinlendi. Sonra kalkıp, bitkin bir vaziyette, götünü tutarak gitti…
Düğününe gittiğimde gördüm, ayakta zor duruyordu. Büyük hasar vermiştim ona.

Read more

Abimin Yanında Sevgilimle Sikiştim

Selam arkadaşlar, ben Selin. 24 yaşındayım. Esmerim, 90-60-90 ölçülerine sahibim, boyum 1.75, kilom 55, upuzun saçlarım, dolgun dudaklarım var. Babam bizi iki sene önce terkedip gitti. Kiralık bir daire’de annemle birlikte yaşıyoruz. Geçen ay annem kendisine, Hakan isminde, bir tane genç sevgili buldu. Hakan benim yaşımda ve o kadar yakışıklı ki, resmen kuduruyorum onu görünce.
Gelelim asıl itiraf etmek istediğim konuya… Annem çok paragöz bir kadın, parayı çok sever ve para için yapmayacağı şey yok… Buna, beni erkeklere pazarlamak ta dahil! Evet doğru okudunuz, beni para için tanımadığım erkeklere pazarlıyor! Yani ben, orospuluk yapıyorum…
Birgün 45 yaşlarında adamın birisi, beni daha önce siken müşterilerden birinin tavsiyesiyle, gelip benle yatmak istediğini söyledi “Ama fazla param yok…” dedi ve çıkardı anneme 25,- YTL para uzattı. Annem de “Sen bu parayla, kızımı sikmeyi bir kenara bırak, ancak kızımın amını yalarsın!” dedi. Annem tabi doğru söyledi, çünkü gerçekten çok güzel bir kızım! Neyse, adam kabul etti ve benim amımı yalamak için kudurduğunu söyledi. Annem de “Bugün olmaz işimiz var, yarın akşam gelirsen yalarsın!” dedi.
Ertesi gün akşam olmuştu. Annem sevgilisi Hakan’la buluşmaya gitmişti. Ben evde yalnızdım, üzerimde minicik bir gecelik vardı ve altımda iç çamasırı yoktu. Canım meyva istemişti, mutfakta kendime meyva hazırladım. O esnada kapı çalındı, açtım. Dünkü adam gelmişti. “Ne var?” dedim adama. O da “Dün annenle konuştum, senin amını yalamak için geldim.” dedi. “Tamam, geç…” dedim, içeri geçtik.
Adama “Sen iki saniye otur bekle, ben hemen geliyorum.” dedim ve mutfaktan meyva tabağını alıp geldim. Koltuga geçtim oturdum ve bacaklarımı açıp adama “Gel yala!” dedim. Adam tazecik ve kaymak gibi amımı gördüğünde iyice kudurdu. Adama “Bak, sokmak sikmek yok! Sadece amımı yalayacaksın!” dedim. Adam “Tamam.” dedi, parayı verdi ve hemen amıma daldı ve yalamaya başladı. Adam tam bir Hanzo ama öyle güzel yalıyordu ki, kuduruyordum…
Ben kucağımda tabak, meyva yiyordum, adam önümde diz çökmüş amımı yalayıp bitiriyordu…
Tam o sırada kapı açıldı. Annem ve sevgilisi Hakan geldiler. Adam halen amımı yalıyordu. Adamın ağzına defalarca boşalmıştım. Annemin sevgilisi Hakan beni öyle görünce gözleri parladı ve resmen karşımdaki koltuğa geçti oturdu ve bizi seyretmeye başladı. Hakan, annemin “Hadi sevgilim biz benim odama gidelim.” demesini bile duymuyordu.
Adam bir saattir, hiç bıkmadan ve ara vermeden amımı yalıyordu. Hakan’ın yarağı pantolandan fırlayacakmış gibiydi, bu beni daha da heyecanlandırdı ve bir kez daha adamın ağzına boşaldım. Sonra adama “Yeter artık bu kadar!” dedim, ama adam bir türlü amımı yalamayı bırakmıyordu. Annem duruma müdahele etti ve gelip adamı gönderdi…
Evde annem, Hakan ve ben kaldık. Hakan çıldırmıştı, beni sikmek istiyordu, ama annem vardı. Annem Hakan’ın elinden tutup, “Hadi biz odamıza gidelim.” deyip kalktığında, Hakan da bir anda kalkıp benim yanıma geldi ve dudaklarıma yapıştı. Annem bunu gördü ve Hakan’a, “Sen ne yapıyorsun!” diye bağırdı. Tabi annem beni koruduğundan değil, Hakan’ı kıskandığı için bağırdı. Hakan da anneme, “Ya Selin’i sikerim, ya da beni kaybedersin!” diye tehdit etti. Annem de sike sike kabul etti…
Hakan bir saniye kaybetmedi ve üzerimdeki geceliği parçalayarak çıkarttı. Göğüslerimi ısırıyor, kulak memelerimi yalıyordu, çıldırmıştım. Amıma indi, dilini amıma sokup çıkartıyordu. Ben zevkten kuduruyordum. Sonra o kocaman ve iri yarağını ağzıma verdiğinde, öyle yalıyordum ki, sanki hayatımda hiç yarak görmemiş gibiydim.
Hakan sonra sikini ağzımdan çıkartıp amıma soktu. Beni, annemin gözü önünde, resmen azgın bir hayvan gibi sikiyordu ve benim çığlıklarım binayı inletiyordu…. Bir süre sonra amımdan çıkartıp beni domalttı, o kocaman yarağını göt deliğime dayadı ve hiç ıslatmadan, hepsini bir seferde göt deliğime soktu. Götümü parçalarcasına sikti ve döllerini göt deliğime bıraktı…
Annem bizi seyretmeye daha fazla dayanamadı ve odasına gitti. Sonra ben Hakan’ı altıma aldım ve yarağını yalayarak tekrar kaldırdım, ata biner gibi üstüne oturdum ve zıplayarak boşaldım… Ooohhhh! Hakan beni o gün sabaha kadar sikti tabi. Ama bu daha bir başlangıçtı…
Hakan sana doyamıyorum ve seni çok seviyorum!

Read more

Babamın Kız kardeşinin Kızı Olan Melike Ablamın Götünü Siktim!

Lise sona yeni geçmiştim,
Fatih’te dedemden kalma ahşap evin üst katında oturuyorduk. Babam
memurdu, annem evkadını. Ablam iktisat fakültesine o yıl
girmişti. Annemin teyzekızı Sacide abla sık sık
Adapazarı’ndan İstanbul’a gelir, bizde kalırdı. Senelerdir
Sacide abla gelince benim odamda yatardı, ben de salondaki kanepede.
Şikayetçi olmazdım hiç bu durumdan; odamdan almam gereken bir
şey olduğunda serbestçe girebiliyordum nasıl olsa. Hele Sacide
Abla uyuyorsa… Gecelik giymezdi hiç; uyurken sütyen de takmazdı.
Açık kumral saçları, bembeyaz teni, dolgun göğüsleriyle güzel
sayılabilecek bir fiziği vardı. Uzun uzun seyrederdim onu
uyurken, sonra da onu siktiğimi hayal ederek 31 çeker
boşalırdım tabii.
Okula devam ederken aynı zamanda büyük kulüplerimizin birinde basketbol
yıldız takım oyuncusuydum; babam okulu aksatmamam
şartıyla razı olmuştu spor yapmama. Bir maç
sırasında ciddi bir sakatlanma yaşadım; sol bacağımda
lif kopmuştu. Babam çok bozulmuştu bu sakatlığa, tam da
Mayıs ayında imtihan döneminde oluşumuz sinirlendirmişti
onu. Çalan kapı ziliyle Hızır gibi yetişmişti Sacide
Abla! Ama sakatlığım, ciddi bir yatak istirahati
gerektirdiği için, odamı verememiştim
sevgili Sacide ablaya, bu kez salonda yatan o olacaktı mecburen..
Ertesi sabah uyandığımda, Sacide abla
bornozla benim odamdaydı, herkes salonda kahvaltı masasında
olduğundan mecburen benim odamda giyinecekti! Önce benim uykuda
olduğumdan emin olmak için üzerime doğru
eğilip baktı; nemli sabun kokusu beni çıldırtmaya
yetmişti, taş gibi olan sikimde nabız
atışlarımı hissediyordum. Bana arkası dönük bornozu
çıkarttı, apışarasını iyice kurulayıp,
külodunu giymek için domaldı. Açık kaherengi göt deliğinin
altında kılsız amcığının etli
dudaklarını görünce sikim külodumu
yırtacak hale gelmişti. Sacide Abla giyinip
odamdan çıkınca, ufak bir elyardımıyla inanılmaz bir
patlama ile boşalıp tekrar yatıp uyudum.
Akşam saatlerinde
gelen bir telefonla anneannemin rahatsızlanıp hastaneye
yatırıldığı haberiyle, annem ve babam ani bir kararla
Adapazarı’na gitmek zorunda kalmışlar. Sabah
uyandığımda, ablam da çoktan okula gitmişti. Elimi yüzümü
yıkayıp topallayarak salona doğru
yürürken, fısıltı halinde konuşmalar duydum. Sessizce
salona yaklaştığımda, Sacide ablanın telefonla
konuştuğunu duydum, “Evett! evettt! Sok
artık yarrağını içime! Geçirrrr! Amımı götümü
doldur o koca sikinle!” diye konuşuyordu. Salonun
kapısını hafif araladığımda, elindeki
hıyarı götüne sokup çıkarmaktaydı…
Şaşkınlıkla
kapıyı kapamamla çıkan gürültü Sacide ablanın paniklemesine
yetmişti. Odama dönüp yatağa uzandıktan sonra uzun bir sessizlik
oldu. Yarım saat kadar sonra odamın kapısı yavaşca
açıldı. Az önce gördüğümde çırılçıplak olan
Sacide ablam giyinik olarak
karşımdaydı. Bana, “Ne diyeceğimi bilemiyorum…”
derken sesi titriyordu, “Kimseye birşey
söyleme n’oolur Yılmaz!” dedi. Hiç konuşmadan elimi
uzattım. Yanıma geldi, yatağımın kenarına oturup
elimi tuttu. Ben de yan dönüp diğer elimi apışarasına
koydum, titrediğini hissettim. Yüzüme eğilip dudaklarımdan
öpmesiyle ok yaydan çıkmıştı artık,
bacağımdaki sakatlığı bile hissetmez olmuştum.
İkimiz de süratli bir şekilde
çırılçıplak soyunduk. Sacide ablam deneyimlerini kullanıp
idareyi ele almıştı; önce üzerime ters uzanıp 69 oldu,
yarağımı yalamaya başladı. Ben de onun amını çılgın gibi yalıyordum.
Amının dolgun dudaklarını
ağzıma doldurup emdikçe, Sacide abla üzerimde inleyerek kıvrana
kıvrana boşaldı, çığlıklar atarak… Ablamın
okuldan gelmesi yaklaşınca kalktı yatağımdan,
heryanı titriyordu.
Annemlerin dönüşüne kadar, her sabah Sacide
ablayla, ablamın okula gidişiyle sevişmeye
başlıyorduk. Sacide abla ikinci günden itibaren kremlediği
götünü de siktirdi bana, ama bakireliğini korudu kararlılıkla!
Telefonda seks yaptığı sevgilisi hakkında sorduğum
soruları yanıtlamamıştı, ama dört gün boyunca götünden
çılgınca sikişmişti benimle…
Gidişine
alışamamıştım, rüyamda sikişiyordum Sacide
ablamla sürekli. Yıllar sürecek bir ilişkinin
başladığını bilemezdim. Sacide ablayla
yaşadıklarımızın üzerinden iki ay kadar geçmiş,
yaz tatili başlamış, sakatlığım epey
düzelmişti. Son rahatsızlığından sonra anneannem
maalesef yatalak durumdaydı, Adapazarı’nda oturan Hacer Teyzem,
annemin teyze kızları Macide ve Sacide ablamlar dönüşümlü olarak
ilgileniyorlardı anneannemle.
Temmmuz başlarında anneannemi ziyaret
bahanesiyle Adapazarı’na gittim, esas amacım Sacide abla’mı
sikmekti tabii ki! Anneannem felç nedeniyle tam
konuşamıyordu, ama beni görünce ne kadar sevindiği
gözlerinden okunuyordu. Anneanemin evi tek katlıydı; bir oda, bir
banyo da çatı katında vardı. Ben orada kalmayı istedim,
teyzemin ısrarlarına direnip kaldım da…
İkinci gecenin sabahında sikimde serin bir
ıslaklıkla uyandım; Sacide abla yanıma dizçökmüş,
boxerimden çıkardığı sikimi yalamaktaydı! Uyanıp
irkilmemle gülerek, “Korkma kimse yok evde! Teyzem zaten kalkamaz!”
dedi. Doğrulup dudaklarına yumuldum, aceleyle soyunduk. Biribirimizi
açlıkla yalarken inliyorduk. Sacide abla, “Yılmaz’ım, hep seni
düşledim! Beni bağırta
bağırta sikkk!” diyordu. Sacide abla sikimi ve götünü iyice
kremleyip beni yatırdı, üzerime
çıkıp yarağımın üzerine aniden çökmesiyle inledik
beraberce. Hızlı bir tempoyla adeta o beni
sikti! Sonunda ikimiz de boşaldığımızda üzerime
abandı kaldı nefes nefese…
Sikiş arası sohbetlerde bu kez
açıldı bana, sevgilisi İstanbul’da üniversitede okuyan
İran’lı zengin bir ailenin oğluymuş! Bir sene sonra mezun
olacakmış, evlenip Tahran’a yerleşeceklermiş! Şok olmuştum; Sacide ablamı artık karım
gibi görüyorken, başka bir ülkeye gelin gitmesi bir balyoz gibi
inivermişti başıma! Sinir basmıştı birden;
giyinip sokağa attım kendimi, hızlı adımlarla nereye
gittiğimi bilmeden amaçsızca yürüyordum…
“Yılmaaazz! Yılmaazz!” diye
seslenen kadın sesini farkedince durup döndüm. Gelen Macide ablanın
büyük kızı Nurdan’dı, “Deminden beri
bağırıyorum! Sağır mısın!” diye
azarladı beni. Arkamdan koşmaktan
nefes nefese kalmıştı, “Ne bu halin? Karadeniz’de gemilerin
mi battı?” dedi gülerek. “Yoo, nereden çıkardın
bunu?” dememle sarıldı sımsıkı,
“Ulan buraya geldin, beni görmeden mi gideceksin!” deyip, bir daha
sarıldı. Sütyensiz memelerinin sertleşmiş
uçlarını göğsümde hissetmemle sikim
esas duruşa geçmişti bile…
Macide abla annemin teyzesinin ilk çocuğuydu,
arada iki erkek, üç düşük derken, en son olarak Sacide ablayı
doğurmuştu, tekne kazıntısı olarak. Macide Abla 42
yaşındaydı, 20 yaşındayken, baba tarafından
akraba Ali abiyle evlendirilmişti, iki kız doğurmuştu.
Nurdan 20, Nurcan 18 yaşındaydı. Kızlarının ikisi
de okumamış, koca bekliyordu.
Nurdan’ın dişiliğini hissedince
rahatlamıştım. Halen Sacide ablaya
kızgındım, içimden, (Ulan Sacide abla, ben de senin yeğenin
Nurdan’ı sikmezmiyim!) diyerek, bir elimi arkadan Nurdan’ın
başına atıp saçlarını okşadım.
Saçlarının kokusunu içime çekip, “Seni görmeye geldim ben,
görmeden gidermiyim?” diye gülerken, belinden vücudunu sikime doğru yasladım. Benden yaşca büyüktü ama, spor
yaptığım için gelişmiş olan vücudum bu farkı
kapatıyordu. Nurdan koluma girdi, sohbet ederek epeyi yürüdük.
Nurdan geçen yıl kazanamayınca tekrar üniversite
sınavına girmiş, falan filan…
Akşam anneannemin
evine girer girmez, Sacide abla üzerime öfkeyle atıldı;
“Nurdan’la sürtmeye mi geldin buraya!” diye
bağırdı. Şaşkınlıkla
karışık bir öfkeyle bir tokat attım, sustu. Ama hemen
pişman olmuştum, ne diyeceğimi bilemiyordum. Birden
boynuna atılıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya
başladım, “Affet beni lütfen, birden kendimi kaybettim!” dedim. O gece birbirimize
sarılıp yattık, sevişmedik. Sabah
uyandığmızda susuzluğumuzu doyasıya giderdik,
dillerimiz, ellerimiz dumaksızın çalıştı,
bağırta bağırta siktim Sacide ablanın götünü defalarca.
Sonunda dönüş günü geldi çattı tabii,
döndüm İstanbul’a. Yaz bitti, okul antrenmanlar derken günler geçiyordu.
Bir akşam eve gittiğimde bizimkiler
yemeğe oturmuştu. Onlara katılmak için içeri girince donup
kaldım, benim sofradaki yerimde Nurdan oturuyordu! Bana, “Selam!” diyerek
gülümsedi, “İstanbul Üniversitesi’ni
kazandım, kutlamayacakmısın beni?” dedi.
Eczacılık okuyacakmış haspa, yurt falan ayarlayıncaya
kadar da bizdeymiş! İçimden, (Hoşgeldin teyzesini siktiğim!) dedim, sevinmiştim gerçekten.

Read more

Cafe Sahibi Halam Ve Ben Çıldırttı İkimizide

Merhaba arkadaşlar,
benim hikayem amcamın eşi Derya yengemle ilgili. Yengemi sürekli arzu
etmişimdir. Yengem 29 yaşında, 90-60-95 ölçülerine sahip, dolgun
kalçalı, sürekli dar elbiseler giyerek vücut hatlarını sergilemeyi
ve dikkat çekmeyi seven birisi. Yengemlerle aynı binada oturuyoruz. Amcam
memur olduğu için sabah 8’de işe gider, akşam
6’da eve gelir.
Bir gün odamda bilgisayarla uğraşırken dışardan
sesler duydum. Pencereden baktım, bizim binanın yan tarafındaki
inşaattaki işciler dikkatli bir şekilde bizim binanın bahçesine
bakıyorlardı. Ne bakıyorlar diye kafamı aşağı
eğdiğimde yengemi gördüm. Yengem yünleri havalanması için yere
sermiş, elinde bir çubukla, yumuşasın diye yünleri çırpıyordu.
Asıl önemli konu üzerine giydiği kıyafetlerdi. Altında
siyah bir tayt, üstünde ise açık pembe bir badi vardı. Biraz dikkatli
bakınca, taytın içinde külot, badinin içinde de sütyen olmadığı
kolayca anlaşılıyordu. Yengemi öyle görünce bir anda sikim kalkmaya başladı. İnşaattaki
işcilerin de dikkatli bakmalarının nedenini o zaman anladım.
Tabii ben de yengemi izlemeye başladım.
Yengem eğildikçe taytı yavaş yavaş kayıyor, o koca götünün çatalı gözüküyordu. Ben de
çileden çıkmıştım, inşaat işçileri gibi kudurmuş
halde yengemi izliyordum. Yengem badisinden belli olan göğüsuçları, çubukla
yünlere vurdukça sallanan göğüsleri ve taytından gözüken götüyle
sanki (Gel beni sik!) diyordu.Bir ara yengem alnının
terini silereken başını kaldırıp beni gördü ve bana gülümsedi,
ben de ona göz kırptım. Ama dikkatimi çeken şey, yengem beni gördükten sonra hareketleri daha rahat olmaya başlamıştı.
Yünlere vurdukça taytı biraz daha aşağı kayıyor,
nerdeyse göt deliği gözükecek duruma geliyordu. Herhalde arkasındaki
inşaat işcilerinden haberi yoktu, yengem bütün güzelliğiyle şahane
götünü sergiliyordu. Bütün ameleler pantolonlarının üstünden
sikleriyle oynamaya başlamıştı. Tabi ben de kudurmuştum
bu manzara karşısında.
Biraz daha izledikten sonra, aşağıya yengemin
yanına inmeye karar verdim. Yanına indiğimde yakından gördüğüm
manzara karşısında zevkten kendimden geçtim. Yengemin o şahane
götüne güneş vuruyordu ve taytın içindeki bütün saklı yerleri deşifre
oluyordu, am göt resmen meydandaydı. Eminim ki inşaat işcileri benim yerimde olmak için herşeylerini
verebilirdi. Yanına oturup, yengemin frikiklerini izlemeye başladım.
Yengem domaldıkça görünen o mühteşem götü ve
dolgun dudaklı amına baktıkça kendimden geçtim. Yarrağım
zonkluyordu, nerdeyse donuma boşalmak üzereydim. Yengem bana havadan sudan
sorular soruyordu, ben ise kısa cevaplar vererek, anın tadını
çıkarmaya çalışıyordum.
Bir ara başımı kaldırıp yukarı
baktığımda, yandaki inşaatta, yengemin yaşattığı
bu göz ziyafetini görmek için bütün ameleler toplanmıştı. Yengem
de sanki bana iş atarcasına, “Belim açılmış mı?”
dedi. Ben de manzarayı kaçırmamak için, “Yok!” dedim. Yengem,
“Yalancı, sanki götüme baktığını bilmiyorum!”
dediğinde şok oldum. Ben de, “Sadece ben baksam iyi, arkandaki
inşaata bir bak!” dedim. Yengem hiç istifini bozmadan, “Biliyorum,
ameleler de bakıyorlar, değil mi?” dediğinde, ben şok şok
üstüne yaşıyordum. Ben sormadan yengem, “Bu da benim fantazim! Nasıl
sen ve ameleler beni izleyerek zevk alıyorsanız,
ben de gösterdikçe zevk alıyorum!” dedi. Ben susmuş kalmıştım.
Yengem, “Bırak orda öyle oturmayı da, gel yardım et, şu
yünleri kaldıralım!” dedi. Yengeme yardım ettim ve yünleri
topladık.
Artık eve çıkacaktık. İnşaat işcileri gittiğimiz için üzgündü, ama
bu kadarı onlara çoktu bile. Onlara göre ben şanslıydım,
yengem halen yanımdaydı. Yengemin yünleri eve çıkarmasına
yardım ettim ve beraber içeri koyduk. Yengem, “Sen otur, ben bir duşa gireyim, her yerim yün oldu!”
dedi. “Tamam!” dedim. Yengem banyoya girdi. Su sesini duyunca ben
hemen yengemin yatak odasına girdim, bunu her fırsatta yapardım.
Yatağın üstünde beyaz bir tanga ve sütyen vardı. Demek ki yengem
bunları çıkarıp aşağı inmişti. Hemen
koklamaya ve sikimle oynamaya başladım. Nerdeyse boşalmak üzereydim,
kendimi zor tutuyordum.
Su sesinin
kesildiğini duyunca hemen salona geçtim. Yengem banyodan çıktı ve
“Giyinip geliyorum’” dedi. “Ben de bir lavaboya gideyim!”
dedim. Hemen tuvalete gidip 31 çekerek boşaldım. Rahatlamıştım.
Lavabodan geldiğimde yengem üzerini giyinmişti, buna giyinmek denirse
tabii. İnce gecelik tarzı beyaz bir elbise giymişti. Göğüsleri
dim dikti, uçları ise nohut gibi belli oluyordu. Karşı koltukta
oturuyordu, bacakları kaymak gibi gözüküyordu, bacak bacak üstüne atmış,
nerdeyse külodundan amı gözükecekti.
Ben hemen söze girdim, “Yenge inşaat işcileri
bugün seni hayal ederek iyi bir 31 çekerler!” dedim. Yengem, “Ya sen?”
dedi. Ben ne diyeceğimi bilemediğimden sustum. Tekrar sordu, “Sen
de 31 çekecekmisin beni hayal ederek?” dedi.
“Yaa yenge, ben de erkeğim, fazla üstüme gelme!” dedim. Yengem
de, “İyi o zaman, kapatalım bu konuyu!” dedi. Aslında
konunun kapanmasını istemiyordum, aksine yengeme yaklaşmak
istiyordum, ama buna cesaretim yoktu. “Yenge…” dedim. “Söyle
canım?” dedi. “Bugün niye böyle birşey yaptın?” dedim.
Yengem, “Ahh ahhh, yanıyorum, ondan!” deyince, benim de ağzımdan,
“Ben de yanıyorum yenge!” çıktı.
Yengem hınzırca gülümseyerek, “Beni
istiyorsun yani, öyle mi?” dedi. Utana sıkıla, “Evet!”
dedim. “İyi gel bakalım, birbirimizin
ateşini söndürelim! Ama ilk ve son kez olacak, ve kimseye söylemeyceksin,
söz ver!” dedi. “Söz!” dedim. Yengem kalkıp yanıma
oturunca, hemen üstüne atladım ve deli gibi öpüşmeye başladık.
Öpüşürken biryandan da yengemin geceliğe benzeyen elbisesini sıyırdım.
Sonra sütyeninden kurtardığım göğüslerine yumuldum. Yengemin
göğüsleri taş gibiydi, sanki hiç el değmemişti. Öyle bir
yalıyordum ki göğüslerini, yengem, “Yavaş,
kaçmıyorum ya!” diyordu. Yengemin de benim kadar zevk aldığı
her halinden belliydi.
Göğüslerinden göbeğini yalayarak amına geldim. Külodunu çekip çıkardığımda,
yengemin kaymak gibi amı sulanmıştı,
hemen yalamaya başladım. Yengem ellerimi tuttu, ben amını yaladıkça zevkten uçuyordu ve ellerimi
sıkıyordu. Yengemi inleterek 2 kez orgazma ulaştırdım,
fakat yarım saat boyunca amını yalamaktan
dilim uyuşmuştu. Kalkıp soyundum ve yatağa sırtüstü yatttım.
Yalama sırası yengemdeydi, sikimi ağzına alıp yalamaya
başladı. Öyle bir iştahlı yalıyordu ki,
dilini başında gezdirip beni kudurtuyor, değme orospulara taş
çıkartıyordu. 5 dakika sonra dayanamadım ve böğürerek
yengemin ağzına patladım. Yengem sanki damlasını ziyan
etmek istemiyorcasına döllerimin hepsini yalayıp yuttu, sikimi
temizledi.
Kalktım ikimize birer sigara yakıp geldim. Yatakta çırılçıplak uzanıp hem
sigaralarımız içtik, hem biraz dinlendik. Sigaralarımız
bittiğinde yengem elini taşaklarıma atıp, sıkıp
okşamaya başladı. Yarrağım yeniden sertleşmişti.
Yengem yarağımı biraz yalayıp, kazık gibi yapınca,
bu sefer yengemden domalmasını istedim. Yengem
domaldığında o şahane amı götü
karşımdaydı. Yarrağımı arkadan amına
sürterek fırçalamaya başladım. Başparmağımla da göt
deliğine masaj yapıyordum. Yengemin amı sulanmaya başlamıştı. Yarrağımın
başını am dudakları arasından
sürterek amının deliğinde gezdirip geri çekiyordum. Yengem
inleyerek, “Sok artık!” diyordu.
Sert bir şekilde girdim amına
ve kökledim. Yengem derin bir ‘Ohhh’ çekti. Çok dar bir amı
vardı ve ateş gibi yanıyordu. Hiç durmadan deli gibi pompalamaya
başladım. Yengem, “Ohhh, offf!” diye inliyor, ağlıyor
gibi sesler sesler çıkarıyordu. Yengem bir süre sonra kasılmaya
başladı, “Daha hızlı, daha hızlı!” diye
bağırıyordu. İyice hızlandım, çıkan ‘Şlap
şlap’ sesleri eşliğinde yengem çığlık atarak boşaldı.
Benim de halim kalmamıştı, sikimi amından
çıkarıp beline boşaldım…
Biraz dinlendikten sonra yengem, “Hadi giyin git artık!
Unutma, bunu ilk ve son kez yaptık!” dedi. Kalktım giyindim ve hiç konuşmadan ordan ayrıldım.
Daha sonraki günlerde, yengemi ne kadar sıkıştırdıysam
da birdaha vermedi, her seferinde, “Olmaz, ilk ve sondu!” dedi. Taa ki yengemi bir gün halamın oğluyla, yani kuzenimle
binanın sığınağında şikişirken
yakalayana kadar. Yani yengemi siken sadece ben değilmişim!

Read more

Ceylanın Kız Kardeşi Bacaklarını Sürterek Boşaldım

Ceylannın abla, çocukluktan ilk gençlik
yıllarıma geçtiğim günlerde bana gösterdiği çocuksu ilgiye
karşılık, seksi ilk keşif günlerimin idolüydü adeta.
Boyu çok uzun sayılmaz, hatta kısa bile denilebilirdi. Birçokları
onu seksi bulmayabilirdi, ama şarkıcı Nilüfer’e benzeyen yüzü, o
sıcak tebessümü ve çıtı pıtı hali beni
deli ediyordu. Hele o arkaya çokça çıkık biçimli
kalçalarını seyretmek ve onun üzerinden
kayarak boşaldığımı hayal ederek 31 çekmek müthiş
bir keyifti.
Onu en son gördüğümde ben 16, o ise 20 yaşındaydı. Biz o
mahalleden taşınalı 20 sene olmuş ve onunla
bağlantımız kopmuştu.
Fatma ablaların yeni taşındığımız sitede
oturduklarını, bize hoşgeldin ziyaretine geldiklerinde
öğrenmiştim. O da benim gibi hiç
evlenmemişti. Aradan geçen 20 yıla rağmen onu görür görmez sikim yine taş gibi olmuştu. En az 20 yıl
önceki kadar çıtır görünüyordu. Babası ölmüş,
hayırsız kardeşi onları terk edip Almanya’da bir hayat
kurmuş, Fatma abla ise annesiyle yaşıyordu.
Benim bilgisayardan anladığımı öğrenince, “Bir gün
geleyim de bana öğret!” demesi benim için sanki bir hediyeydi. “Seve seve!” dedim.
O gün Cumartesi idi. Aylardan Mayıs. Annemle babam Karadeniz turuna
çıktıkları için evde yalnızdım. Bir haftalık yiyecek stoğum ve ben, ne yapsam
diye düşünürken Fatma abla geldi aklıma. Ona telefon edip durumu
anlattım ve bize gelirse ona bilgisayar konusunda bilmediklerini
öğretebileceğimi söyledim. Telefonda bana annesinin iki günlüğüne
teyzesine gittiğini, memnuniyetle gelebileceğini söyledi. Ben
bambaşka ümitlerle ve üzerimdeki şort ve kolsuz tişörtle onu
beklemeye koyuldum.
Fatma abla, 3 blok ötedeki evlerinden hemencecik gelivermişti. Üzerinde,
çiçek desenli, kolsuz bir elbise vardı. Elbise boyu diz altıydı,
ama dekoltesinin derinliği göze batıyordu. Elbiseden belli olan meme
uçlarına bakılırsa sutyen takmamıştı.
Ona mail hesabı açıp, mail alıp
verme konusunda bilgi verdim biraz. Çabuk sıkıldı ve “Adilciğim,
içecek birşeyler var mı dolapta?” diye sordu. “Kola var, içer misin?”
dedim, istedi. Kolalarımızı içerken eskilerden konuşmaya
başladık. Ben onun rahat tavırlarından ve elbisesinin
açıklığından iyice azmıştım. Benim gözüm
sık sık onun meme uçlarına, onun bakışları ise
önümde, an be an artan kabarıklığa takılıyordu. “Hadi
ben evin sorumluluğunu yüklenmekten, anneme hayatımı adamaktan
dolayı evlenemedim; ya sen Adil, sen niye evlenmedin?” diye sordu.
“Biliyorsun durumları be Fatma abla… Önceleri ben istemedim, sonra da
beni istemediler… Kaldık işte… Yaş 36 oldu, bu saatten sonra
da zor!” dedim.
“Olur mu öyle şey?” dedi Fatma abla, 20 yıl önceki gibi göz
kırparak; “Daha gencecik adamsın!” diye ekledi.
Onun bu samimi tavrından
kuvvet alarak; “Sen de… Sen de çok güzelsin!” dedim. Onun mahçup
bakışından cesaret alıp, elimi bacağına koyarak devam
ettim, “Biliyor musun, 20 yıl önce de seni çok beğenirdim; hatta laf aramızda, seni düşünerek az mı 31
çekmiştim!” dedim. Biraz utandı gülerken; ama tepki göstermeden de,
“Halen masturbasyonla idare ediyorum deme sakın, inanmam!” dedi.
“Önceleri kendimi eşime saklıyordum; sonra vazgeçtim, ama bu sefer de
gerçekten istemenin ve istenmenin önemli olduğunu görüp kimseyle
yatmadım.” dedim ve bir an susup, şaşkın gözlerine bakarak
güldüm ve devam ettim, “Pratiğim yoktur, ama teorim süperdir!” dedim.
Fatma ablanın
ağzından farkında olmadan, “Ben de hiç yaşamadım!”
cümlesi çıktı, pişmanlığı uzun sürmedi. Kolumu
boyuna attım ve onu kendime çekip, çekingen ve itiraz eden anlık
hareketlerine aldırmadan dudaklarından öptüm. Bir 5 saniye kadar
direndi, ama sonra kendini saldı. Uzun öpüşmemizin ardından
ikimiz de nefes nefeseydik. Kulağına eğilip,
“Yaşamadıklarımızı yaşamaya ne dersin? Sana söz;
sen istemedikçe bekaretine dokunmayacağım!” dedim.
Kızaran yanakları ve gözleriye onayladı beni…
Onu elinden tutup odanın
diğer tarafındaki yatağa sürükleyip uzattım. Bu arada
yatağı tam gören açıdaki kamerayı uzaktan kumandayla
çalıştırmayı da ihmal etmedim. Hiç
konuşmadan ve acele etmeden elbisesinin beline kadar inen
fermuarını çekerek elbisesinden kurtuldum. Yaşına göre
göğüsleri oldukça diriydi. Ben kendi üzerimdekileri çıkartırken,
Fatma abla, kılları yeni alınmış sikime bakmamaya
çalışıyordu. Üstüne çıktım, dudaklarından
başlayarak boynunu, omuzlarını, memelerini ve göbeğini eme
eme aşağıya indim. Pürüzsüz bir cildi ve beni
çıldırtan bir kokusu vardı. Ben onu emip koklarken nefesi
sıklaşmıştı ve ara ara bacaklarına değen sikim onu ürpertiyordu.
Dantelli külotunu çekip
çıkarttığımda kılsız
amcığı karşımdaydı. Göbeğinden
başlayarak yaladım tekrar, amına
indiğimde, geçen kısa süreye nazaran ıslak
sayılırdı amı. Dilimle klitorisini her uyardığımda
onun yay gibi gerilişi beni iyice
heyecanlandırmıştı.
Artık iyice sertleşen
sikimi daracık amcığından göbeğine
doğru itinayla yerleştirerek usulca üzerine uzandım. Kulağına,
“Korkma, sokmayacağım… Amacım senin gelmeni sağlamak!
Bunun için de kızlığına erişmeden yavaş
yavaş yapacağım!” dedim fısıltıyla. Bir taraftan
sikimin uç kısmını hafif hafif amının
girişine doğru bastırıyor, bir taraftan da memelerinin ve
dudaklarının tadını çıkarıyordum, “Ohh yavrum
benim; yıllardır nerdeydin sen? Çok güzelsin bir tanem!” diyordum. “Ihhh, ohhh, ııhhh, çok
güzelmiş, nasıl birşey bu, nasıl bir tat, nasıl bir
heyecan… Sahip ol bana Adil, ıhhhh, ohhhh… Adil’im!” diyordu. “O da olacak
yavrum, sen gelene kadar bozmadan sikecem seni, bozmadan… Ohhh!” diyordum.
Hareketlerim oldukça yavaş ve dikkatliydi. Fatma abla inlemeye
başlamıştı. Amına girişim biraz fazla olunca
hafif çığlık atıyor, geri çekilmemle normale dönüyordu. Dakikalar
sonra bir deprem misali titreyerek boşaldığını
hissettiğimde, kızlığına zarar vermemek için
göbeğine yasladığım sikimle üzerine yüklenerek ben de deliler
gibi boşaldım!
Nefes nefese yana yattım, en çok bir dakika öyle durduktan sonra, hem
zevkten, hem de yaşadığı olayın tesirinden
yanakları kızarmış Fatma ablaya yan dönüp, küçük bir öpücük
kondurduktan sonra, “Dur bekle, temizleyeceğim!” diyerek kalktım
yanından. Yandan peçete ve ıslak mendil aldım bol bol. Göbek
deliğinden neredeyse memelerine kadar olan bölüm bir sperm gölü
olmuştu. Yan yatarak yavaşça önce normal peçeteyle spermlerimi
aldım; sonra ıslak mendille spermlerin temizlendiği bölgeleri
sildim.
Dizlerimin üstünde durarak, onun
gözleri önünde benzer temizliği yapış yapış olmuş
sikime de yaparken, Fatma abla konuştu, “Ufalmış… Hâlbuki
demin ne biçimdi!” dedi. “Merak etme Fatma abla, gene
olur… Bırakmam seni, bu gece buradasın! Nasılsa annen de
yok, bizimkiler tatilde zaten!” dedim. “Ne biçim adamsın be Adil;
yarım saattir neler yapıyorsun, halen abla diyorsun. Oldu mu
şimdi?” dedi. Yanına uzanıp sarıldım ve “İşin
güzelliği orda Fatma abla, işin zevki orda… Nasıldı;
hoşuna gitti mi?” dedim.
“Hem de nasıl! Tam söylenen gibiymiş, kızgın kumlardan
serin sulara atlar gibi!” dedi. “Esas gerçek zevki yaşayınca daha da
mutlu olacaksın, emin ol!” dedim.
“Senden birşey istesem…” dedi. “Söyle! Çekinme!” dedim. “Ona dokunabilir miyim?” dedi,
gözüyle sikimi işaret ediyordu. “Elbette! Hatta nasıl
yapacağını da göstereyim bak…” dedim. Ben sırtüstü
yattım; o yanımda bacakları kıvrık duvara
yaslandı. Ben 31 çeker şekilde sikimi sıvazlarken ona
anlatıyordum, “Bak böyle yapacaksın bir elle, diğer elinle de
taşaklarımın altını kaşır gibi
okşayacaksın… Beni tekrar
hazır et; ben de senden birşey isteyeceğim!” dedim. O işine başlamış bana gülücükler atarken ben de
onun memişlerini okşuyordum. Fatma abla, “Elimde büyüdüğünü
hissediyorum; hem sert, hem yumuşak… Ne tuhaf!” deyip duruyordu heyecanla.
O an Fatma ablanın cep telefonu çaldı. Arayan annesiydi. Telefonunu açmadan
fısıltıyla konuştum; “Bir elle işine devam et,
diğeri ile konuş!” dedim. İtiraz etmeden yaptı. “Alo anne,
nasılsın? Ben mi? Adil’lerdeyim, bilgisayar öğretti bana. Halen
de öğretiyor…” deyip, bana göz kırptı. O konuşurken
olayın heyecanıyla sikim ilkinden daha sert ve haşmetli
olmuştu. Telefonu kapattığında kahkaha atıyordu, “Annem,
(Çocuğu çok yorma, yemek yap, doyur!) diyor. İçimden (Doyuruyorum
merak etme!) dedim.” dedi.
“Deseydin ya; (Anne o da beni doyurdu!) diye!” dedim, gülüştük…
Sikim artık kıvama gelmişti, “Uzan yanıma şöyle!”
deyip onu yanıma çektim ve “Şimdi de ben senden birşey
isteyeceğim Fatma abla!” dedim. “Nedir?” dedi. “20 yıl önce, o çok
beğendiğim kalçalarından kayarak boşalmayı hayal
ederdim. Şimdi bunu gerçekleştirmek istiyorum; olur mu?” dedim. “Kayarak
boşalmak derken? Arkama sokmayacaksın di mi?” dedi. “Yok yok, girmeyeceğim!
Sadece deminki gibi sürterek boşalacağım, bu sefer
sırtına doğru olacak…” dedim.
“Peki!” deyip yüzüstü döndü ve “Domalmam gerekiyor mu?” diye sordu.
“Yok gerekmez, tam hayal ettiğim şekilde olmalı!” dedim.
Yüzüstü yatınca o muhteşem poposu ortaya çıktı. Nazikçe
elimi poposunda gezdiriyordum, “Vay be… Kim derdi ki hayaller 20 yıl
sonra gerçek olacak diye!” diyordum. Bir yandan da omzunu öpüyordum. “Biraz
beline yük binebilir ağırlığımdan, ama çok sürmez
merak etme!” dedim. Yavaşça kalkıp bitişik bacaklarını
altıma alarak hafifçe oturdum. Poposunu birkaç dakika okşadıktan
ve öptükten sonra sikimi bedenlerimizle paralel bir biçimde göt
yanaklarının arasına, poposunun bitip bacakların
başladığı yerden yukarı doğru yerleştirerek
üstüne yattım. Bu sefer ağırlığımdan dolayı
inliyordu. Memelerini avuçlayıp harekete başladım. “Ohh Fatma
abla, ikimiz de tazeyken sikişemedik, ama şimdi bak her yola getirdim
seni! Tahminimden de yumuşakmış götün! Ohhhh, muhteşem!”
diyordum.
Tam 10 dakikalık gitgelden sonra boşalmak üzereydim. “Zevk suyumla yıkayacam seni yavrum, döl
manyağı yapacam seni! Ohhh! İşte bu, işte bu!
Geliyorum, geliyorum… Geldimmm!” diye çığlık atıyordum.
Gelgitlerin şiddetiyle taşaklarım poposunda, sikimse beline
paralel havada kalmıştı boşalırken. En çok ta o
bölgesini severdim. Beliyle poposu arasında kalan kıvrım öyle
derindi ki, (Küçük bir çocuk oturabilir buraya!) derdim eskiden.

Read more

Güzel Ve Çıtır Aşkım Amdan Çok Zevk Alıyor

Merhabalar, ben Mert. 41 yaşındayım.
Zonguldak’ta yasıyorum. Anlatacağım olaylar bundan 4 sene önce
Ekim ayında başladı.
Yaşadığım ilçe 25 bin nüfuslu küçük bir sehir. Ben
muhasebecilik yapıyorum. Çevremde sevilen sayılan gözde bir
bekardım o zamanlar. Kızlarla ufak ama ciddi olmayan birkaç maceram
olmuştu. Ta ki 23 yaşındaki Merve’yle
tanışana dek. Merve tam bir esmer bomba. Minyon
tipli 1.55 boyunda, 49 kioloda tam bir afet. Düz uzun simsiyah saçları
beline kadar gelir. Dolgun dudaklar, harika bir yüz, ince bel, dolgun kalça ve
biçimli bacaklar.
Merve’yle tanıştığımda doktor yanında sekreter
olarak çalışıyordu. Zamanla yakınlaştık ve
sevgili olduk. Çok seksi bir kızdı. Her bulduğumuz yerde otelde,
büromda, arabada sevisiyorduk. Bakire olduğu için oral ve anal seksten
başka şansımız yoktu. Ama bana o kadar güzel oral seks
yapıyordu ki, bakire olduguna inanamıyordum. Sikimi
yalayışı, ağzına boşaldığımda hiç
iğrenmemesi çok tecrübeli olduğunu düşündürücüydü, ama
açıkcası bu beni çıldırtıyordu. Sevişirken ona
çok nazik davranıyordum, kıyamıyordum, ama “Arkamdan
istiyorum!” diye ilk adımı kendisi atmıştı.
Ben onu götünden sikerken, Merve o kadar manyak zevk alıyordu ki, o’nu
götünden sikilmeye kimin alıştırdığını merak
ediyordum. Sorduğumda, “Soru sorma, devam et!” demişti. 23
yaşında bir kızın bu kadar tecrübeli olması
kafamı karıştırıyordu, ama itiraf da etmiyordu. Daha
öpüşürken ıslanıyordu ve amı vıcık
vıcık oluyordu.
Onu o kadar çok kıskanıyordum ki, bu kıskançlık bana
farklı zevkler hayal ettiriyordu. Merve’nin başka erkekler
tarafından öpüldüğünü, okşandığını, götünden
sikildiğini, ağzına
fışkırtıldığını düşündükçe
çıldırıyordum. Ama bu kıskançlık aynı zamanda
bana kahredici bir zevk veriyordu. Tıpkı bir porno
yıldızı gibi sevişiyordu. Bir erkek veya erkekler Merve’ye
o kadar çok şey öğretmişlerdi ki, o da başka erkeklerden
öğrendiklerini benim üzerimde uyguluyordu.
Onu tatmin edemediğimde kızıyor, “Böyle olmuyor, biz en
iyisi ayrılalım!” diyerek yetersizliğimi yüzüme vuruyordu.
Hayal gücümün calışması artık beni bile korkutuyordu.
Başka erkeklerle konuşurken gülümsemesi bile kıskançlık
duygularımı kabartıyordu. Ama gurur yapıp
kıskandığımı belli etmiyordum.
Bir gece Bar’a gittik. Kalabalık bir gruptuk ve gruptaki kızlardan
birinin doğumgünüydü. O gün tartışmıştık ve bana
soğuk davranıyordu. Kısa eteği ve uzun çizmeleriyle
herzamanki gibi tam bir afetti. Arkadaşlarıyla gözümün önünde
eğlendi, kıvırta kıvırta oynadı dans etti. Ben
sadece izledim. Tabi barda bulunan bütün erkeklerde gözleriyle yiyip bitirdiler
Merve’yi. O kadar kıskandım ki, kalbim gümbür gümbür atıyordu. O
gece alkol aldı ve ben onu arabanın içinde tenha bir yol
kenarında götünden siktim.
Alkol aldığında o kadar kolay havaya giriyordu ki, anında
sekse hazır hale geliyodu. Bu beni korkutuyordu. Çünkü bir keresinde bir
itirafta bulunmuştu. Daha sevgili bile değilken sadece arkadaşken,
Amasra’ya balık yemeğe gitmiştik. Orda iki bira içmişti.
Sevgili olduktan sonra, “Eğer o aksam Amasra’dan dönerken bana
dokunsaydın sana karşılık verirdim!” diye itiraf
etmişti. Alkolün kendi üzerindeki bu azdırıcı ve yoldan
çıkarıcı etkisini çok iyi bilmesine rağmen ısrarla içmek
ve kendini kaybetmek istiyordu. Benim yanımdayken sorun yoktu,
istediği kadar içebilirdi, ama ya benim olmadığım
ortamlarda içerse? Bu düşünce beni çıldırma noktasına
getiriyordu.
Bir
ara, ilaç mümessili olacağım diye tutturdu. Aslında beni
çıldırtmak için yaptığını biliyordum.
Başarıyordu da. Kıskançlık içimi kavurduğunda
dışa vuramıyordum, susuyordum, ama donup kalıyordum, yine
de kızdığımı anlıyor, bundan müthiş bir zevk
alıyor, bana yüklenmekten zevk alıyordu. İlaç mümessili olmak
konusundaki ısrarlarına dayanamadım ve kabul ettim. Yüzüme en
çıldırtıcı ve çapkın gülümsemesiyle bakıp, “Ama
sürekli seyahat halinde olacağım, otellerde kalacağım,
toplantılardan sonra aksam yemekleri oluyor, alkol almak zorunda kalacağım,
bunları kabullenebilecekmisin?” diye sordu. Tam canevindem
vurmuştu.
İlikimiz 8-9 aydır
sürüyordu. Merve’nin belirsiz ve beni kıskançlık krizlerine sokan
davranışları yüzünden kavgalı, ayrılmalı-barışmalı,
fırtınalı bir ilişki olmuştu. Ama ikimiz de
birbirimizden ayrı yapamıyorduk.
Ben tam bir tutkuyla resmen hipnotize olmuştum. Seviyordum ve aşkından
ölüyordum, gözüm hiçbir şeyi görmüyordu. Olumsuzlukları,
tereddütlerimi, herşeyi kenara atıp Merve’ye evlenme teklif ettim. Beni
reddetti. Bir süre sonra teklifimi tekrar ettim, korktuğunu,
yaşadığımız şehirde mutlu
olamayacağımızı, büyük şehire taşınırsak
kabul edebileceğini söyledi. Ama işim nedeniyle benim gitmem mümkün
değildi.
İlişkimizin ciddiye binmesiyle, özellikle evlilik teklifinden sonra Merve’de
bir değişiklik oldu. “Bir kız sarhoşken ilişkiye
girse bekaretini kaybettiğini anlayabilir mi?” diye saçma şeyler
sormaya başladı. Eski erkek arkadaşıyla alkollüyken seviştiklerini,
hiçbirşey hatırlamadığını, erkek
arkadaşına sorduğunda bekaretine zarar vermediğini, sadece
anal yaptıklarını anlattığından bahsetti.
Anladığım şuydu, Merve aslında bakire değildi ve
bana bunu baştan söyleyemediği için sarhoşken sevişme
hikayesi uyduruyordu. Ona, bekaretin benim için önemi olmadığını,
bakire olsun olmasın onu sevdiğimi, evlenmek istediğimi
söylememe rağmen, hikayesinde ısrar etti. Şüphelendim ve
bilgisayarının ayarlarını değiştirip MSN
sohbetlerini gizli dosyaya kaydedecek şekilde ayarladım. Birkaç gün
sonra herşeyi öğrendim. Üniversitedeki eski erkek
arkadaşıyla ortak arkadaşları olan bir başka erkekle
sohbetini okudum. Başka bir erkeğe en gizli sırrını o
kadar rahat itiraf ediyordu ki. Eski erkek arkadaşıyla sevişirken
bekaretini kazayla nasıl kaybettiğini, sonra da olan oldu diye erkek
arkadaşının evine taşınmasını, aylarca
karı-koca gibi aynı evde birlikte nasıl
yaşadıklarını yazmıştı…
Satırları
okurken donup kaldığımı, bir süre nefes
alamadığımı, müthiş bir acı çektiğimi
hatırlıyorum. Ama aynı zamanda sikimin kazık gibi sertleştigini,
kıskançlık ve zevk karışımının
uyuşturucu gibi içimi yaktığını
hatırlıyorum. Dayanamayıp sikimi çıkardım ve 31
çekmeye başladım. Merve’nin, benim biricik sevgilimin, o harika
kızın bekaretini kaybederken attığı
çığlıkları, başka bir erkeğin altında
sikilirken aldığı zevki, ağzını dolduran
başka bir yarrağı nasıl
boşalttığını hayal ederek masturbasyon yaptım. Boşalmam
yarım saat sürdü.
Yüzüne vurmadım, kendiliğinden itiraf etmesini bekledim. Bakireliğin
benim için önemi olmadığını her fırsatta söyledim. Ama
bunları yaşadığını itiraf edemedi, bana güvenemedi.
Birkaç gün sonra MSN kayıtlarında, İstanbul’da yaşayan bir
kız arkadaşıyla yaptığı sohbeti okudum. Kız
arkadaşı, Merve’ye, yanında çalıştığı
doktoru soruyordu! Meğerse Merve’nin, yanında
çalıştığı doktorla ilişkisi varmış, ve
ben bunu yine MSN’den öğreniyordum. Kararımı verdim, Merve’den
ayrılacaktım. Onu unutabileceğime kendimi ikna etmek için
Ereğli’ye gittim. Orda bir çiftle buluştum. Kocasıyla birlikte
kadını siktik. Müthiş seks dolu bir maceraydı. Kendimce Merve’nin
bana söylediği yalanların intikamını
almıştım.
Ayrılma kararını söylediğimde elindeki tek silahı yani
seksi kullanmaya kalktı. Bana müthiş bir oral seks yaptı, “Tamam
evlenelim, kabul ediyorum!” dedi. Ama ben, “Artık çok geç!”
dedim. Yinede bildiklerimi yüzüne vurmadım. Merve halen, beni çok oyaladığı
için ve evlilik teklifini reddettiğim için
ayrıldığımı zannediyor.
Şimdi başka birisiyle evliyim. Ama evliliğim çatırdıyor.
Çünkü karım çok düzgün ve ahlaklı bir kadın. Ben böyle
kadınlarla yapamayacağımı öğrendim. Bana Merve gibi
seksi seven ve yaramaz kadınlar lazım. Karımdan boşanacağım
ve Merve’yi bulup, dizlerimin üzerine çöküp benimle evlenmesi için yalvaracağım.
Beni kıskançlıktan delirtmesi için tüm hayatımı
ayaklarının altına sermeye hazırım.

Read more

Sevdiğimle Sex Yaparken Hiç Sex Ve Keyif Alamıyorum!

Ogece bir de kocam sevişmek istedi, ama, “Hastayım!” diyerek atlattım. Daha sonraki günlerde, ben, Selda, Cem ve Hakan oldukça sık bir araya geldik. Her fırsatta onlara gidiyordum, Hakan ve Cem’e bir güzel kendimi siktiriyor ve zevkin doruklarına çıkıyordum. Özellikle biri önümden biri arkamdan girip beni tost yaptıklarında aldığım zevki anlatamam. Seks konusunda artık neredeyse bir uzman olmuştum, Selda’dan seksin tüm inceliklerini öğrenmiştim. Kocam birşey fark etmesin diye onunla yine eskisi gibi sevişiyordum. Yani kocamın altına dümdüz yatıp, onun işini bitirmesini bekliyordum, sonrada uyuyordum. Hatta işi abartmıştım, bazı geceler kocam işini bitirip uyuyunca, acele bir sikiş için Selda’lara gider bile olmuştum. Salak kocamın doğru dürüst sikemediği amımı ve hiç ellemediği götümü Cem yada Hakana doldurtup geliyordum ve böyle gecelerde çok daha fazla zevk alıyordum.
Bu böyle bir iki ay kadar devam etti. Ama birgün Selda bana bir itirafta bulundu ve aslında işlerinin bu olduğunu söyledi. Zengin insanlarla grup seks partileri yapıyorlarmış ve bunun karşılığında yüklü paralar alıyorlarmış. Hakan da onların iş arkadaşlarıymış, gelen isteğe göre o da katılıyormuş bu partilere. Bunu öğrenince şok oldum ve “Yani benim para vermemi mi istiyorsunuz?” dedim. Bu sorum üzerine Selda güldü, “Yok canım, seni çok sevdim, çok güzel ve seksi bir kadınsın, seninle sadece zevk için yaptım bunları ve seni seks ile tanıştırmak içindi. Hem senin parasal olarak buna gücün yetmez. Zaten yakında taşınacağız buradan, eğer istersen sen de bize katılabilirsin. Nasıl olsa sikişmeyi çok seviyorsun, hergün bıkana kadar sikişip, üstüne de yüklü paralar kazanabilirsin. Ama yok dersen, bir daha Cemi de Hakanı da göremezsin!” dedi. Ne diyeceğimi şaşırmıştım bu durumda. Daha iki üç aya önce seks hakkında hiçbir şey bilemeyen ben, bu sürede seks hastası olmuştum, ama para kazanmak için de kendimi başkalarına siktiremem diye düşünerek Selda’ya veda ettim. O da, “Eğer bir gün kararın değişirse ara!” diyerek bana telefonunu verdi ve bir hafta sonra taşındılar binadan.
İki hafta sonra artık dayanamayacak derecede azmıştım, zira kocamdan bana hayır yoktu. Mahalleden kimseyle de olmazdı. Belki bir şirkette iş bulup çalışırsam, kendimi işime veririm ve sürekli seks düşünmekten vazgeçerim diye düşündüm. Yabancı dilim çok iyidir, bununla ilgili bir iş bulabilirdim. Kocama çalışmak istediğimi söyledim. Önceleri yok filan dedi, ama onu ikna ettim ve bir hafta sonra ithalat ihracaat yapan büyük bir şirkette tercüman olarak işe başladım. Devamlı olarak şirketin yabancı ortakları olan Amerikalı Jery bey ve Lara hanımla yazışıyor, onlara raporları gönderiyordum. Kendimi işe vermiş, seksi unutmaya çalışıyordum, ama olmuyordu, her dakika Selda’yı aramak geçiyordu içimden. Bir gün Amerikadan bir mail aldım, Jery ve Lara Türkiye’ye geleceklerini yazmışlardı. Hemen gerekli hazırlıkları yaptım ve genel müdüre haber verdim. O da bana bir telefon numarası verdi ve “Onlar özel ağırlanmak ister, bu numarayı ara ve beni söyle, şirkete davet et!” dedi…
Odama geçtim, tam numarayı çevirmeye başladım, ama o anda farkettim ki bu Selda’nın numarasıydı. Şok olmuştum. Neyse aradım, Selda cevap verdi. Sesimi tanımıştı, biraz havadan sudan konuştuktan sonra durumu anlattım ve onları şirkete davet ettim. Ertesi gün Cem ile Selda geldiler. Cem genel müdür beyin yanına gitti, Selda da benim yanıma geldi. Selda bana sordu, “Nasılsın?” dedi. “Aslında iyi değilim, siz gittiğinizden beri salak kocamdan başka bir şey yok, nasıl olabilirim ki?” dedim. Selda da, “Sana bir iyilik daha yapabilirim!” dedi. “Nasıl?” dedim. O da, “Bekle gör!” dedi. Biraz sonra Cem geldi ve “Hadi gidiyoruz!” dedi. Ben, “Güle güle!” diyordum ki, “Hadi sen de geliyorsun!” dedi. Genel müdür beyle konuşmuşlar, otel vesair işleri için şirketten birini istemişler, o da beni söylemiş. Hemen hazırlandım ve çıktık…
Otoparka indik onların VIP minibüsüne bindik. Direksiyona Selda geçti, Cem de benim yanıma arkaya geldi ve fermuarını açtı. Ben hemen onun kocaman hasret kaldığım sikini emmeye başladım. Biraz sonra iyice sertleşmişti ve beni yan yatırıp, tangamı kenara çekip, hemen amıma girdi. O ne muhteşem birşeydi. “Özlemişim valla!” dedim. Ve pompalamaya başladı. Hızla pompalıyordu. Ben kısa sürede boşalmıştım bile. Hemen sikimi amımdan çıkartıp, “Ben de senin götünü özledim, seninki gibisi yok!” dedi ve götüme sokmaya başladı. Ben zevkten uçuyordum ve o pompalamaya devam ediyordu ve beni uçuruyordu. Boşalacağını söylediğinde, hemen sikini götümden çıkarıp ağzıma aldım ve ağzıma boşalttım. Özlediğim tadın hepsini yutmuştum ve derin bir, “Oohhhh!” çektim ve emmeye devam ettim, yeniden kaldırmak için. Ama o kendini çekti, “Eğer istiyorsan, bu partide sen de bize katılacaksın! Jery tam bir göt hastasıdır, onunla sen ilgileneceksin!” dedi. Ben de, “Nasıl olur, partiden sonra beni şirkette görünce ne olacak?” dedim. “Merak etme, onlar herzaman maskeli yaparlar! Bu kaçıncı sefer, ben de Selda da onların yüzünü hiç görmedik. Onlar da bizim yüzümüzü hiç görmediler!” dedi. Ben kabul edince Cem sikini tekrar ağzıma verdi ve emerek kaldırdım. Otele gidene kadar beni arabada sikti ve defalarca boşalttı. Kuş gibi hafiflemiştim resmen. Otel ve diğer işleri ayarladık ve beni şirkete bıraktılar.
İki gün sonra Amerikalı misafirlerimiz geldi, şirkette ben karşılamıştım onları. Kocama da, büyük patronların geldiğini, akşam toplantıda çeviri yapacağımı anlatmış ve akşam geç geleceğimi söylemiştim. Kocam mırın kırın etsede kabul etmişti. Akşam oldu, onları otele ben götürdüm bıraktım. Bir saat sonra da dışarda Cem ve Hakan ile buluşup otele gittik. VIP minibüste Cemin bana getirdiği kıyafetleri giymiştim, siyah süper mini bir etek, kırmızı dantelli bir tanga ve kırmızı dantelli bir büstiyer. Üzerime de uzun bir pardesü. Yukarı çıktık. Odaya girmeden maskelerimizi taktık ve ben pardesüyü çıkardım, içeri öyle girdik. Ben içki servis yaptım önce. Sonra Cem ve Hakan Lara’nın yanına oturdu, ben de Jery’nin yanına oturdum. Jery direk olarak, “Kalçaların çok güzel!” dedi ve okşamaya başladı. Ben de ayağa kalkıp, arkam ona dönük olarak eğilip eteğimi çıkarttım. O anda Jerry ani bir hareketle yerinden kalktı ve kalçalarımda dilini hissettim. Tangamı indirdi ve “Ohh my God, very nice Black Rose!” dedi. Selda’ların kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğine, Jery de ‘Black Rose’ (Kara Gül) diyordu…
Bu arada Lara, Cem ve Hakan’ın siklerini ağzına alıyor, bir onu bir onu emiyordu. Jery de benim götümü biraz yaladıktan sonra, ben ona döndüm ve sikini çıkardım. İlk defa sünnetsiz bir sik görüyordum, büyük bir şey değildi. Ve ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz büyüdü ve kafası meydana çıktı. Biraz sonra Jerry beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve kabuklu sikiyle götüme girmeye başladı. Devamlı iltifat ediyor, ‘My Black Rose’ diyordu. Hiç zorlanmadan alıyordum Jerry’nin sikini götüme. Sikini götümden çıkarmadan beni kucaklayıp Lara’ya doğru götürdü. Lara halen Cem ve Hakan’ın siklerini emiyordu. Jerry benim yüzüm Lara’nın amına gelecek şekilde domaltınca, ne yapmam gerektiğini anlamıştım. Ben de Lara’nın amını yalamaya başladım. Bu arada Jery devamlı götüme pompalıyordu ve ben zevkten uçmaya başlamıştım artık. Götümü sikmeye biraz devam etti ve götümün içine boşaldı. Öylece duruyordu, biraz bekledi ve götümden çıktı. Sonra beni Hakan’ın kucağına oturttu ve onun götüme girmesini sağladı. Jery beni seyrediyordu…
Cem de Lara’yı kucağına almış, amına derin sert dalışlar yapıyordu. Kısa sürede Lara haykırarak boşalmaya başladı ve Cem’in kucağından indi, kenara geçip oturdu ve Cem’in benim amıma girmesini söyledi. O da hemen geldi ve amıma soktu. Yine en sevdiğim pozisyondaydım, Hakan arkamda Cem önümde idi, her iki deliğimi de pompalıyorlardı. Az sonra Jery geldi ve sikini ağzıma verdi. Aynı anda üç deliğim dedolmuştu, ben zevkten çıldırıyordum. Jery’nin siki yeniden sertleşince, Cem ve Hakan beni bıraktılar, Jery beni kucağına aldı. Yine götüme sokmaya başladı, deli gibi sikiyordu götümü. Çocuklar da Larayı tost yapmışlardı. Bu şekilde uzunca bir süre sikişmeye devam ettik. Otelden gece saat iki civarında ayrıldık. Cem ve Hakan beni eve bıraktılar, ama tabi arabada ikisi de birer kez daha siktiler güzelce beni.
Eve girdiğimde kocam yatmamıştı halen, salonda beni bekliyordu. Ona neden yatmadığını sorduğumda, beni merak ettiğini söyledi. Ben de, “Çok yorgunum, hemen yatıp uyumak istiyorum!” dedim. “Biraz sonra yat…” dedi. Anladım sevişmek istiyordu. Bu gece yaşadığım bukadar güzel seksten sonra kocamın sikmesinden hiçbir şey anlamayacaktım, ama yine de, “Peki!” dedim. Önce duşa girdim iyice temizlendim ve yatağa girip kocamı çağırdım. Herzamanki gibi yine iki dakikada işini gördü ve uyudu hayvan! Ve o gece ben kafamda herşeyi bitirmiştim, kocamdan boşanacaktım…
Ertesi gün işe gittim. Jery ve Lara şirkete öğleye doğru geldiler ve öğlen yemeğine beraber çıktık. Bir ara yemekte Jery elime bir not tutuşturdu. Notta, “Black Rose, muhteşemdin!” yazıyordu. Beni sesimden tanımıştı. “Siz de öyleydiniz!” dedim ve gülümsedim. Yemekten sonra şirkete döndük. Öğleden sonra Lara alışverişe gideceğini söyleyip şirketten ayrılınca, Jerry beni odasına çağırdı. Bana, “Gerçekten muhteşem bir kadınsın, seninle yüzünü görerek sevişmek!” istiyorum dedi. Ben de tabi dedim ve hemen onun önüne diz çöktüm. Önce sikini ağzıma aldım kaldırdım, sonra Jerry’yi masanın üzerine yatırdım, eteğimi yukarı toplayıp, tangamı kenara sıyırdım ve yüzüm ona dönük şekilde, sikini götüme aldım. Üzerinde zıplıyordum. Aldığı zevk gözlerinden okunuyordu. Kasılmaya başladı, boşalacağını anlamıştım, hemen üzerinden inip sikini ağzıma aldım ve ağzıma boşalmasını sağladım. Sonra hemen toparlandık, ben çıktım odasından. Akşamüzeri  genel müdür beni odasına çağırdı ve beni tebrik etti, büyük bir terfi ve zam aldığımı söyledi, Jery emretmiş.
Jery ve Lara İstanbulda iki gün daha kaldılar. Lara devamlı dışarıda, mağazaları falan geziyor, Jery de fırsat bulduğu heryerde götümü sikiyordu. İki gün böyle geçti ve Jerry ile Lara Amerikaya döndüler. Ama sonrasında genel müdürümün bana olan ilgisinin değiştiğini fark etmeye başladım. Birgün beni odasına çağırdı ve “Black Rose! Bir de ben koklayabilirmiyim?” dedi. Galiba Jerry’den öğrenmişti. Ben de hiç sakınca görmedim ve onun odasında sevişmeye başladık. Önce striptiz yaptım ona, sonra onun önünde diz çöktüm ve pantolonunu indirmeye başladım. Külodunu indirdiğimde hiç görmediğim kadar büyük bir sik karşımda duruyordu, hemde dimdik olarak. Hemen emmeye başladım…
Beni yukarı çekti ve amıma girmeye başladı. Sikinin amıma girerken her milimetresini hissediyordum ve muhteşem zevk alıyordum. Kısa sürede boşladım, hiç bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum. O koca sikini amımdan çıkarıp, “Hadi birde senin o meşhur Black Rose’un tadına bakalım!” dedi. Yere indim ve dört ayak oldum. O da geçti arkama ve götüme dayadı koca sikini. Nasıl alacağım diye düşünüyordum. Biraz yüklendi olmadı. Tekrar amıma soktu ve sikinin kayganlaşmasını sağladı ve tekrar götüme dayadı. Başı girmeye başlamıştı, kendimi olabildiğince serbest bırakıyordun. Başı girmişti artık ve kalın gövdesi de ilerliyordu. İlk kez Hakan’ın siktiği gibiydi sanki, canım acıyor, ama zevk alıyordum. Ve yavaş hareketlerle dibini bulmuştu artık. Öylece durması söyledim. Acıya iyice alıştırdım kendimi ve hareket etmeye başladım. Acı nerdeyse tamamen kaybolmuştu ve müthiş zevk alıyordum artık. O da hızlanmaya başladı ve hızla yüklenip içime lavlarını püskürttü. Çok güzeldi.
O günden sonra genel müdür asistanlığı yapmaya başladığım için hergün beraberdik. Her fırsatı değerlenidiriyor, kaşla göz arasında sikişiyorduk. Haftada en az bir kere de otele gidip, sabahtan akşama kadar sikişiyorduk. O bana amımdan şimdiye kadar hiç almadığım zevki veriyordu, ben de ona hiçbir kadının o güne kadar ona vermediği götü veriyordum (bunu kendisi söyledi, karısı dahil hiç bir kadın ona götten vermemiş!), ikimiz de halimizden memnunduk. Onun ayarladığı bir avukat sayesinde kısa sürede kocamı da boşadım ve yine onun bana özel tutup, dayayıp döşediği bir eve çıktım. Arada bir Selda’larla partilere gidiyorum. Tamam, genel müdürüm beni yaraksız bırakmıyor, ama ne olursa olsun, Hakan ve Cem benim ilk erkeklerim. Eski kocamı erkek sınıfına bile koymuyorum!

Read more

Gürkan ve Arzu (2)

İlk hikâyemizde bizde swinger fikrinin nasıl geliştiğini anlatmıştım. Şimdi de bu hayata nasıl girdiğimizi anlatmak istiyorum.
Haziranın ilk haftası tatil beldesinde otel rezervasyonumuzu yapmıştık. Yanya iki oda ayarlamıştık. Onlar uçakla geleceklerdi, biz de arabayla yola çıkmıştık. Artık swinger hayata giriş yapacaktık. Yolda sürekli nasıl olacak nasıl yapacağız diye konuşurken, Arzu cep telefonundan porno film açtı. Bana filmi göstererek “kocacığım ben de böyle mi sikileceğim?” diye sordu. Ben de “daha da güzel sikileceksin” derken, eteğini yukarıya kaldırdı. İçine külot giymemişti. Amını parmaklamaya başladı. Ben de konuşmalarımızdan zaten sertleşmiş sikimi dışarı çıkardım “Karıcığım, yolda boş kalma al ağzına” dedim. Eğildi ağzına aldı ve yalamaya başladı. İlk defa ağzına boşalmama izin vermiş hatta spermlerimi yutmuştu. Demek ki Arzu çok azmıştı.
Yol boyunca bu şekilde oynaşarak devam ettik. Derken yol kenarında terk edilmiş bir benzin istasyonu gördüm ve arabayı oraya çevirdim. Ben arkaya geçip işeyeceğim dedim, Arzu ben de deyip yanıma geldi. Tam çömelip işerken sikimi aniden ağzına soktum. Hep işeyip hem ağzındaki sikimi emiyordu. Harika bir duyguydu.
İşemesi bitince ayağa kaldırıp duvara domaltıp, oracık da sikmeye başladım. Karımı ilk defa açık havada sikiyordum ve bu heyecanla hemen boşaldım.
Yola devam edip otele yerleştik. Eliflerin uçağı da inmiş otele doğru taksiyle geliyorlarmış. Otelin lobisinde beklemeye başladık. Arzu mini eteğinin üzerine bikinisinin üstünü giymişti. Üzerinde başka bir şey yoktu. Ben de tişört şort giymiştim. Derken Elifle kocası kapıda göründü. Elif de mini etek giymiş, üzerinde de dekolte bir bluz vardı. Kocası Alex ise pantolon gömlek giymişti.
Biraz hoşbeşten sonra odalarına çıktılar, aynı bizim gibi giyinip geldiler. Yemek yedik, normal arkadaşlar gibi sohbet ettik. Sonra arabayla bara geçtik
Barda ben Arzu’nun karşına oturdum. Arzu’nun bacağı hafifçe aralıktı. Birden külot giymediğini fark ettim. Sikim anında sertleşti. Alex sürekli karımın amına bakıyordu. Arzu sarılmalarla dokunmalarla onu azdırmaya çalışıyordu. Bu görüntü sikimi daha da sertleştirdi. Elif’i elinden tutup dansa kaldırdım. Ben de karım gibi sarılıp sikimi Elif’e dayadım. Elif “Canım dur, burada mı sikeceksin beni?” diye kıkırdadı. Ben “ne yapayım karım amını kocana gösterince dayanamadım azdım” der demez Elif dudaklarıma yapıştı. Bunu gören karım Alex’i elinde tutup piste kaldırdı. Alex karıma arkadan sarıp dans eder gibi sallanmaya başladı. Biz de onlara doğru yaklaştık. Elif kocasını alıp dans ederken Arzu yanıma gelip “Aşkım amımdan sular akıyor, külot da giymediğimden bacaklarıma kadar aktı” dedi. “Ne oldu, neden bu kadar azdın?” diye sorunca karım “nasıl azmayayım aşkım, adam resmen sikini sırtıma sapladı, o kadar büyük ki inanamazsın, resmen kazık gibi yaa” dedi. Ben de heyecanlanmıştım, “daha ne işte, istediğin yarrak bu değil mi?” diye sordum. Sırıtarak “bir de yesem!!!” dedi. Ben de “karıcığım sabır, bu işi görev gibi yapmayalım, işi akışına bırak” deyince, dudaklarıma yapıştı.
Dans bitip de yerimize otururken, Elif “çok sarhoş olmadan odalarımıza çıkalım bence, herkesin işi gücü var değil mi?” deyip bir kahkaha patlattı. Karım da gülerek “aynen canım işimiz var” dedi.
Otele doğru yola koyulduk, arakada oturan Elif ile kocası Alex sevişmeye başladılar. Karım Arzu şakayla “biliyoruz kocanın siki çok büyük ama otele kadar sabret” dedi. Elif de aynı havayla “canım rahat ol, bu yarrak kamu malı” diye kıkırdadı.
Tam bu esnada Alex sikini çıkarıp Elif’in ağzına verdi. Siki kocamandı. Hiç bu kadarını görmemiştim;
yirmi beş santimden az değildi. Elif o kadar iştahla yalıyordu ki, karım Arzu de tahrik olmuş, bir eliyle kendi amını okşarken diğer eliyle de benim sikimi kavramıştı. Hem konuşuyor hem de kendini tatmin ediyordu.
Sonunda otele gelmiş, herkes kendi odasına geçmişti. İçeri girer girmez üzerime atıldı. O kadar azmıştı ki, hemen sikişmeye başladık. Amı öyle sulanmıştı ki sikim içinde adeta uçuyordu. Öyle tahrik olmuştuk ki, hemen ama aynı anda boşaldık.
Sonra içinin de tesiriyle uyuya kalmışım. Saban gözlerimi açtığımda, Elif eğilmiş sikimi emiyordu. İrkildim. “Elif ne yapıyorsun, Arzu nerede?” diye sordum. “Korkma, lavaboda, o çıkana kadar seni uyandırayım” diye yanıt verdi. Bu arada Arzu “aşkım geldim!” diyerek banyonun kapısında belirdi ve Elif’e dönerek “az manyak değilsin ah!” dedi.
Elif “ canlarım sabah sabah geldim ki bazı şeyleri konuşalım diye” konuşması ciddiyetle sürdürürken eliyle sikimle oynamaya devam ediyordu. Sikim zaten sidiğin baskısıyla demir gibiydi.
Elif yeniden ciddiyete bürünerek “Canım sizler benim süper dostlarımsınız, seks olayı ise çok farklı, eminsiniz değil mi, sonra pişman olmayın, olursanız ilişkiniz bozulur” dedi. Karım Arzu de “Güzelim biz dostuz, yaşayacağız şeyi başka biri olsa çok düşünürdüm ama sizle olmasından zarar gelmeyeceğini ben biliyorum, onun için rahatım ben” dedi.
Ben de “ben de rahatım herkesin bundan zevk alacağını biliyorum” dedim. Ben böyle söyleyince elim gülümseyerek “o zaman ben şununla biraz oynayayım” deyip sikimle oynamayı sürdürdü. Arzu dudaklarıma yapışırken Elif te sikimi ağzıma aldı. Arzu  dudaklarını dudaklarımdan ayırıp amı ağzıma gelecek şekilde yüzümün üstüne oturup amını yalatmaya başladı. Elif de siki alttan vakumluyordu. Öyle sertleşmiştim ki anlatamam.
Elif sikimi ağzımdan çıkarıp “Gürkancığım senin şu yarağının nasıl siktiğinin hikayesini yıllarca Arzudan dinledim, şimdi tadına bakmak istiyorum ama götten!!!” deyince Karım Arzu “oooo şansa bak adam benim götümü hiç sikmeden Elif’inkini sikecek” dedi.
Ben “benim bir şartım var ama” dedim. Elif “şartın neyse kabul” deyip devam etti “Alex’in sikinin kalın olması nedeniyle götten hiç yemiyorum ama götten sikilmeyi seviyorum. Senin ki tan bu götlük” deyip kalçalarını şaplaklayarak domaldı.
Ben şartımı söyledim “Arzu yalayacak ben sokacağım” Arzu anında tepki gösterdi “saçmalama ya…” Bunun üzerine Elif sahte bir kızgınlıkla “dön kız ben sana yapacağım” dedi.
Arzu’u domaltıp yalamaya başladı. O kadar güzel yalıyordu ki Arzu adeta çıldırdı “sikin beni!” diye bağırmaya başladı. Bunun üzerine Arzu’nun arkasına geçip sikimi sırılsıklam olmuş amına yerleştirdim. Arzu Elif’e “harikasın canım, şimdi sen domal ben yalayacağım” dedi. Arzu Elif’in göt deliğini yalarken ben de Arzu’u amından sikiyordum. Bu şekilde biraz vakit geçince Elif isyankâr şekilde “aaaa yeter ya ben buraya sikilmeye geldim ne bu şimdi yaa?” dedi. .
Sikimi karımın amında çıkarıp Elif’e “gel canım gel senin götünün içinde patlayacak bu yarrak” deyip sikimi sıvazlarken Elif önümde domaldı. Göt deliği karımın yalamasından dolayı sırılsıklamdı. Ben sikimin kafasını göt deliğine dayayıp yavaş yavaş bastırırken Elif birden kendini bana doğru bastırmasıyla sikim kolayca dibine kadar kaydı. Göt sikmek harika bir şeymiş. Birkaç gelgitten sonra ben Elif’in götünün içinde patladım. Harika bir duyguydu. On dakika kadar seviştikten sonra Elif, “ben odamıza gideyim de kocama da vereyim, sikilmiş götü yalamayı çok sever” deyip kalkınca Karım Arzu“aşkım biz de gidelim mi, ben de o koca yarağı artık yesem diyorum” dedi. Ben de “aşkım sen git ben de biraz sonra katılırım size” dedim
Böyle dememin nedeni, Elif’in bana daha önce söylemesiydi. Ben olmadan karımın ilk defa daha rahat davranacağını düşünüyordu.
Odana ayrılırken Elifler odalarının kapı kartını bana verdiler.
Yirmi dakika kadar sonra ben de oraya gittim. Kapıyı açtığımda manzara süperdi. Elek koltukta bacaklarını ayırmış amıyla oynarken Alex de karını Elif’in göt deliğini yalıyordu.
Ben içeri girince Elif “hoş geldin, Alex Arzu’nun amcığını sikmek istiyor artık” dedi. Arzu de heyecanla öne atıldı “ Arzu de sikilmek istiyor artık” dedi.
“Ne istiyorsanız yapın” deyip Arzu’nun bacakları arasına çöküp amını yalamaya başladım. Bu sırada Alex de gelip sikini karımın eline verdi. Karım da eline aldığı koca siki ağzına götürüp iştahla yalayım emmeye başladı. Öyle keyif alıyor öyle mutluydu ki anlatamam. ,
Derken Elif de gelip altıma uzanıp sikimi yalamaya başladı.
Arzu yalvaran bir ifade ile “Lütfen artık sikin beni…” diye inledi. Elif karımı tutup yatağa doğru götürürken, Alex “bu amı da götü de sikmek istiyorum” dedi.  Arzu ürkerek “sik ama sadece amımı, götüm almaz o siki” dedi.
Alex yatağa sırtüstü uzandı, Koca aleti bir direk gibi dimdikti. Karım üzerine çıkıp, eliyle siki yakalayıp amının dudakları arasına yerleştirip koca sikin üzerine yavaş yavaş oturmaya başladı. Sik amına yavaş yavaş giriyor, giren her santimden ayrı ayrı zevk alıyordu. Dibine kadar girince önce kalçalarını çevirerek içine iyice yerleştirdi ve ardından üstünde zıplamaya başladı.
Onları ben büyülenmiş gibi seyrederken, Elif gelip, sikimi göstererek “şu taze kalkmışla nemi götten sikmeni istiyorum” dedi. Ben de hemen onu domalttım ama o sırtüstü yatıp bacaklarını iyice havaya kaldırdı “hayır arkadan değil, önden sikmeni istiyorum. Beni sikerken yüzünü görmek istiyorum” dedi.
Ben de kalçalarından yakalayıp götü meydana çıkana kadar kaldırdım ve kazık gibi olmuş sikimi daracık götüne soktum ve sikmeye başladım. Bakışlarım karıma kaydı. Arzu’nun gözleri kaymış, adamın kara koca siki karımın am sularıyla ıslanmış pırıl pırıl parlıyordu.
Orada yaklaşık üç saat kadar sikiştik. Her türlü pozisyonu denedik.
Daha sonra odamıza geçtik. Melik boynuma sarılıp “Aşkım sana bir kez daha âşık oldum. Böyle bir zevki yaşattığın için teşekkür ederim ama yine de beni senin sikmeni istiyorum” der demez dudaklarımız vantuz gibi yapıştı. Arzu “aşkım amımı yalar mısın?” dedi. Yatağa yatırıp amını yalamaya başlayınca ben de ayrı bir heyecan oluştu. Az önce başkası tarafından sikilen karımın amını yalıyordum. Arzu’nun pınar gibi coşan am suları eşliğinde sanırım iki saat daha sikiştik.

Read more
1 2 3 4